facebookpaylas twitterpaylas googlepaylas

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
not  İstatistik 2 Vize Ders Notları Ece 3 174 Son Yorum: Ece
not  Makro İktisat Vize Ders Notları Derya 3 95 Son Yorum: Derya
not  Ticaret Hukuku 2 Vize Ders Notları Hakan 3 108 Son Yorum: Hakan
not  Davranış Bilimleri Vize Ders Notları Gamze 3 113 Son Yorum: Gamze
not  Genel Muhasebe 2 Vize Ders Notları Gamze 3 130 Son Yorum: Gamze

İş Etiği Vize Ders Notları

#1
not 
Yeni İş Etiği Vize 1. 2. 3. Ünite Ders Notları ve Özetleri

Okey Ahlak ve etik iş dünyasında ve günlük hayatta sıklıkla kullanılan kavramlar olmakla birlikte, birbirine karıştırılan iki kavramdır. 

Okey Ahlak daha çok tutum ve davranışlara rehberlik eden normları belirtir ve tutum ve davranışları değerlendirirken kullanılan değerler olarak görülürken, etik, doğru ve yanlış ya da iyi ve kötünün felsefi olarak tartışılmasına odaklı felsefenin bir alanıdır. 

Okey İş ahlakı ise, evrensel, toplumsal ve kültürel değerler bağlamında iş dünyasındaki birey-birey, birey-grup, birey-örgüt ve örgüt-örgüt ilişkilerini değerlemede normlar ve ilkeler ile bunlar kapsamında değerlendirme yapmayı içerir. 

Okey İş ahlakına uygun olmayan davranışların artması ve bu noktada işletme içi ve dışı faktörlerin etki alanının genişlemesi dikkate alındığında iş ahlakının öneminin arttığı görülmektedir. İş ahlakı konusu, iş ahlakının işletme dışına ve işletme içine yönelik boyutları olmak üzere iki açıdan önemlidir. 

Okey İşletmelerle yöneticilerinin sosyal sorumluluk bilincinden yoksun olarak toplumun geneline ve hatta gelecek kuşaklara ait kaynakları etkin kullanamaması, israf etmesi ve onlara gelecekte kullanılamayacak derecede zarar vermesi, iş ahlakının işletme dışına yönelik boyutunu oluştururken, işletme yöneticileri ve çalışanlarının, birbirlerine, müşterilere, satıcılara ve rakiplere karşı dürüstlük, doğruluk gibi hususlarda ahlak dışı davranışları da iş ahlakının işletme içine yönelik boyutunu oluşturur. 

Okey İş ahlakının tarihsel gelişimini insanlık tarihinden ayrı düşünmek doğru bir yaklaşım olarak görülmemektedir. Bu kapsamda iş ahlakı konusundaki birikimler sistematik olmasa da antik çağlara kadar uzanmaktadır. 

Okey İş ahlakı literatüründeki gelişimin sistematik olarak 20. yüzyıl başından itibaren hissedilir olduğu söylenebilir. 

Okey Bu kapsamda iş ahlakına yaklaşımlar dönemsel olarak iş dünyasında ahlak arayışı dönemi, iş dünyasında profesyonellik ve iş ahlakı dönemi, iş dünyasında büyüyen ölçekler ve iş ahlakında karmaşıklık dönemi, önleyici ve düzenleyici iş ahlakı arayışı dönemi ve küresel işletmecilik ve küresel iş ahlakı dönemi olarak ele alınabilir. 

Okey Küreselleşme ile ekonomik faaliyetler bölgesel ya da ülkesel sınırlardan bağımsız hale gelmiştir. Bu bağlamda işletmeciliğin bölgesel olarak daha az kararlı hale gelmesiyle şirketler artan oranda deniz aşırı pazarlarla ilgilenmeye başlamıştır. 

Okey Çok uluslu şirketlerin vergi oranları, çevresel düzenlemeler ve işçi hakları bakımından kendileri için en iyi şartları sağlayan ülkelere doğrudan yabancı yatırımları yönlendirmek suretiyle gelişmekte olan ülkelerdeki şartların kötüleşmesine yol açtıkları ifade edilmektedir. 

Okey Bu bağlamda küreselleşme, şirketlerin doğru ve yanlışı tanımlamak ve meşrulaştırmak zorunda oldukları alanların başında gelmektedir. 

Okey Küreselleşme ve iş etiği genel anlamda üç alan bağlamında değerlendirilmektedir. Bu alanlar kültür, hukuk ve hesap verebilirlik olarak sayılabilir.
Ara
Cevapla
#2
Okey Olgu olarak ahlak, insan topluluklarının veya kültürlerin olması gerekene ve ödevlere ilişkin inançlarının, ilkelerinin ve pratiklerinin tümüdür. 

Okey Yaşama ve olaylara reflektif bir bakış olan felsefe, olması gerekene ve ödevlerimize ilişkin daha tutarlı ve savunulabilir normatif ahlak teorileri ve ahlaksal alana ait yargıların statüsü ve terimlerin anlamları konusunda metaetik teorileri ortaya atar. 

Okey Ortaya atılan normatif etik teorileri sonuççu (teleolojik), deontolojik (ödevsel) ve erdem etiği olmak üzere üç grup altında toplanabilir. 

Okey Sonuççu teorilere göre bir eylemi doğru yapan şey, o eylemin temelindeki niyet ya da ilke değil, kişisel haz ve mutluluk, toplumsal fayda, istikrar vs. gibi çeşitli biçimlerde tanımlanan iyiliğin artışına yaptığı katkıdır. Bir eylem sonuçlarından bağımsız olarak ne doğru ne de yanlıştır. 

Okey Deontolojik teoriler ise bir eylemi doğru yapan şeyin, o eylemin sonuçları değil, eylemin temelindeki niyet veya ilke olduğunu ileri sürerler ve ahlaklılık ilkesi gerektiriyorsa sonuçları ne olursa olsun eylem yapılmalıdır, derler. Bunlara göre bazı eylemler sonuçlarından bağımsız olarak doğru veya yanlıştır. 

Okey Sonuççu teorilerden ahlaksal egoism-insan doğasına ilişkin bir teori olan psikolojik egoizmden ayrılması gerekir-, iyi olanı, kişiye yararlı veya kişinin çıkarına olan şeklinde tanımlar ve her insanın eylemde bulunurken kendisi için yararlı olanı en çoğa çıkarması gerektiğini savunur. 

Okey Diğer önemli sonuççu ahlak teorisi (geleneksel) faydacılık-hem eylem hem de kural faydacılığı-iyiyi, en çok sayıda insan için en büyük mutluluk olarak tanımlar. 

Okey Eylem faydacıları, doğru eylemi, mevcut eylem alternatifleri içinde, böyle tanımlanan iyiyi en çoğa çıkaran eylem olarak; kural faydacıları mevcut alternatif kurallar içinde, kendisine uygun davranılması halinde, uzun vadede böyle tanımlanan iyiyi en çoğa çıkarma eğiliminde olan kurala uygun eylem olarak görür. 

Okey Negatif faydacılık ise, doğru eylemi, geleneksel faydacılıktan farklı olarak mutluluğu herkes için en çoğa çıkaran eylem olarak değil, acıyı en aza indiren eylem olarak görür. 

Okey Deontolojik teorilerden İlahi Buyruk Teorisi, ahlaklılığın kaynağı olarak Tanrı’yı görür ve doğru eylemi Tanrı’nın buyruklarına uygun eylem olarak tanımlar. 

Okey Fakat Tanrı ile buyurdukları arasında ilişkiler, Euthyphron ikileminde olduğu gibi, iki biçimde anlaşılabilir. Ya (i) Tanrı’nın buyurduğu eylemleri doğru yapan şey onları Tanrı’nın buyurmasıdır ya da (ii) Tanrı onları zaten doğru olduğu için buyurmuştur. 

Okey Eğer (i) doğru ise, ahlaklılık Tanrı’nın keyfine bağlıdır ve ateistlerin ahlaklı olması imkansızdır, eğer (ii) doğru ise ahlaklılık Tanrı’nın iradesinden bağımsızdır ve Tanrı’nın mesajları olmadan da insanlar ahlaksal hakikatleri bilebilirler ve ateistlerin de ahlaklı olmaları mümkündür. 

Okey Yine deontolojik teorilerden Kant etiği ahlakın kökenini Tanrı’da değil, insan aklında görür. Kant’a göre bu dünyada kayıtsız şartsız iyi olan tek şey, iyi isteme (iyi niyet) dir. İyi isteme de ahlak yasasına saygıdan dolayı istemedir. 

Okey Bir tür koşulsuz, kesin buyruk olan ahlak yasasının temel özelliği çelişkiye düşmeden evrenselleştirilebilir veya kişilere sadece araç olarak değil, amaç olarak da davranmayı emreder. 

Okey Aristoteles’in geliştirdiği erdem etiği, sonuççu ve deontolojik teoriler de olduğu gibi, tek tek eylemler, yapma ve kurallar üzerinde değil, karakter özellikleri ve olma özellikleri olarak tanımlanan erdemler; yapma değil, olma üzerinde odaklaşır. 

Okey İyi, yaşanmaya değer yaşam olarak tanımlanan eudaimoniayı gerçekleştirmek için erdemler önemlidir. 

Okey Aristoteles erdemleri entelektüel erdemler (ruhun düşünen kısmının erdemleri) ve ahlaksal erdemler ya da karakter erdemleri (ruhun düşünmeyen fakat düşünen kısmını izleyen kısmının erdemleri) olarak ikiye ayırır. 

Okey Entelektüel erdemlerin aşırısı yoktur, ahlaksal erdemler ise iki aşırılık arasında bir orta olma durumudur. Aristoteles’e göre mutluluk (eudaimonia), ruhun erdemlere göre etkinlikte bulunmasıdır. 

Okey Etik yargıların statüsü ve etik terimlerin anlamları üzerinde duran metaetik teorilerinden doğalcılık ilhamını doğa bilimlerindeki gelişmelerden alır ve ahlaksal özelliklerin doğal özellikler olduğunu, ahlaksal yargıların da açık ya da örtük olarak doğadaki olgular hakkında olduğunu, dolayısıyla ahlaksal yargıların doğadaki olgular hakkındaki yargılara çevrilebileceğini ileri sürer. 

Okey Ahlaksal yargıların insanların kanaatlerinden ibaret olduğunu, bu kanaatlerin ötesinde herhangi bir gerçekliğe işaret etmediğini savunan göreciliğin iki önemli türü vardır. 

Okey Bunlardan öznel göreciliğe göre ahlaksal yargılar öznelerin (kişilerin) kanaatlerinden ibarettir ve bir eylemin ahlaksal bakımdan doğru olması, kişinin onu onaylamasından ibarettir. 

Okey Aynı şekilde kültürel göreciliğe göre ahlaksal yargılar kültürlerin kanaatlerinden ibarettir ve bir kültürde bir eylemin doğru olması, o eylemi o kültürün onaylaması anlamına gelir. 

Okey Göreciliğin önemli içermesi, çeşitli ahlaksal kanaatlerin birbirinden daha üstün veya aşağı, daha doğru veya yanlış olduğunun söylenemeyeceği, fakat farklı ahlaksal kanaatlere sahip olanların birbirlerine saygı duymaları gerektiği görüşüdür. Duyguculuk mantıkçı pozitivizmin ahlaksal yargıların statüsüne ilişkin görüşüne verilen addır. 

Okey Duyguculuk, söz konusu felsefe anlayışının tahkik edilebilirlik ilkesini temele alarak, ahlaksal yargıların bu ilke açısından anlamlı olan ne analitik ne de empirik önermeler grubuna ait olmadığını, sadece ileri sürenin duygularını ifade ettiğini ileri sürer ve doğruluklarının veya yanlışlıklarının araştırılmasının imkansız olması nedeniyle anlamsız olarak görür
Ara
Cevapla
#3
Okey Kurumsal vatandaşlık, işletmelerin ticari faaliyetlerini gerçekleştirirken tüm yasal, ahlaki ve sosyal kurallara uyması ve toplumla arasında oluşan sosyal sözleşmenin gereklerini yerine getirmesidir.

Okey Buradaki vatandaşlık kavramı, işletmenin günümüz toplumundaki yeri ve öneminin hızla artması ve bir vatandaş gibi sorumluluk yüklenmesinin zorunlu hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.

Okey İşletmeler de bireyler gibi kendilerini oluşturan toplumun bir parçasıdır.

Okey İşletmelerin topluma karşı yüklendikleri sosyal sorumlulukları bulunmakta ve bu sorumluluklarını yerine getirmek durumundadırlar.

Okey İşletmelerin karlılıklarının yanında faaliyetlerinden kaynaklanan sosyal olaylara karşı duyarlı olmaları önemlidir.

Okey Bu bağlamda işletmeler çalışanların hakları, çevre kirliliği, azınlık hakları, eğitim gibi birçok sosyal konuda topluma karşı sorumlu olmalı ve gerekli çabaları göstermek durumundadırlar.

Okey Modern sosyal sorumluluk çerçevesinden bakıldığında, kavramın işletmelerin ahlaki yöndeki davranışlarına işaret ettiğini ifade edebiliriz. Bu bağlamda sosyal sorumluluk, ahlaki anlamda işletmelerin çevrelerine ve topluma zarar verecek tüm eylemlerden kaçınmaları anlamına gelmektedir.

Okey Paydaş teorisi, işletmelerde ahlaki oluşumu incelemeye yardımcı olmak amacıyla, işletmeyi ana unsur olarak kabul etmekte ve diğer tüm ortaklarıyla ilişkilerini incelemektedir.

Okey Paydaşlar işletmenin faaliyetlerinden etkilenen ya da bu faaliyetleri etkileyen kesimleri ifade etmektedir.

Okey Paydaş teorisine göre işletmenin, sadece hissedarların ve yöneticilerin çıkarları ile yönetilemeyeceğini bunun yanı sıra çalışanların, alt işverenlerin, yerel toplulukların, toplumun, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının, tüketicilerin vb… çıkarlarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir.

Okey Teori, tüm taraflara karşı işletmeleri sorumlu davranmaya yöneltmektedir. İş ahlakıyla ilgili konuları farklı şekillerde sınıflandırmak mümkündür.

Okey İşletmelerde iş ahlakıyla ilgili konuları genel olarak işletme dışı faktörlerle ilgili konular ve işletme içi faktörlerle ilgili konular şeklinde sınıflandırabiliriz.

Okey İşletme dışı faktörlerle ilgili konulara baktığımızda pazar ve rekabetle ilgili konular, çevre faktörleriyle ilgili konular, yasal faktörlerle ilgili konular olmak üzere dört başlık altında toplanabilmektedir.

Okey İşletme içi faktörlerle ilgili iş ahlakı konularını işletme fonksiyonları olarak da ifade edilen, pazarlama, üretim, satınalma, finansman, muhasebe, araştırma-geliştirme, insan kaynakları ve halkla ilişkiler olmak üzere sekiz başlık altında toplanabilmektedir.
Ara
Cevapla


[-]
Tags
vize ders notları etiği


Hızlı Menü: