facebookpaylas twitterpaylas googlepaylas

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
not  İstatistik 2 Vize Ders Notları Ece 3 176 Son Yorum: Ece
not  Makro İktisat Vize Ders Notları Derya 3 95 Son Yorum: Derya
not  Ticaret Hukuku 2 Vize Ders Notları Hakan 3 109 Son Yorum: Hakan
not  Davranış Bilimleri Vize Ders Notları Gamze 3 113 Son Yorum: Gamze
not  Genel Muhasebe 2 Vize Ders Notları Gamze 3 130 Son Yorum: Gamze

İktisada Giriş 2 Vize Ders Notları

#1
not 
Okey İktisat kısıtlı kaynakları kullanarak hangi malların, kimler için, ne kadar üretileceği ve kimler tarafından tüketileceği gibi temel birtakım sorulara cevap arayan bilim dalıdır. 

Okey İktisat bilimi çeşitli sorunlara yönelik çözümlemeleri, mikro ve makro iktisat olarak iki alt bilim dalı altında gerçekleştirmektedir. 

Okey İktisadın mikro birimleri olan bireyler (tüketiciler) ve firmaların (üreticiler) iktisadi faaliyetlerini inceleyen mikro iktisat, aynı zamanda ihtiyaç, fayda, değer ve fiyat kavramlarını analiz eder. 

Okey Bunun yanında piyasa türleri ve piyasaların işleyiş mekanizmaları, farklı piyasa koşullarında firma dengesinin nasıl oluştuğunun araştırılması da mikro iktisadın konuları arasındadır. 

Okey Makro iktisat ise az sayıda ve büyük ölçü de toplulaştırılmış değişkenlerin analizi ile ilgilidir. Bunlar; toplam gelir, toplam tüketim, toplam tasarruf, toplam yatırım ve fiyatlar genel seviyesi, gibi değişkenlerdir. 

Okey Ülke ekonomisi ve dünya ekonomisini ilgilendiren konu başlıkları da makro iktisadın ilgi alanında bulunmaktadır. 

Okey Makro iktisatta, ekonomi bir bütün olarak ele alınmakta ve bu bütün içindeki birimlerin ayrı ayrı dengeleri değil de ekonominin tüm dengesi araştırılmaktadır. 

Okey Dolayısıyla belirli bir dönemde milli gelirin ne olacağı, tam istihdam durumunun sağlanıp sağlanamayacağı, toplam harcamaların ve toplam tasarrufların hangi faktörlerin etkisi altında belirleneceği gibi sorulara yanıt aranmaktadır. 

Okey Bir sosyal bilim olarak iktisadın ortaya çıkışı, 18. yüzyıl Sanayi Devrimi yıllarına kadar dayanır. Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği” adlı kitabının yayım yılı olan 1776 tarihi, iktisadi analizin doğuş yılı olarak kabul edilmektedir. 

Okey Adam Smith’in içinde bulunduğu iktisadi düşünce okulu (klasik iktisadi okul) fiyat mekanizmasının görünmeyen bir el gibi işlediğini, piyasayı daima tam istihdamda dengeye getirdiğini ileri sürmüşlerdir. 

Okey Klasikler denge durumunun zaman zaman ufak değişiklikler geçirebileceğini ancak bozulan dengenin kendiliğinden tekrar tam istihdama geleceğine inanmışlar ve makro iktisatla ilgilenmemişlerdir. 

Okey 1930 yılı ve sonrası dönem makro iktisadın ortaya çıkışı anlamında oldukça önemlidir. Büyük Bunalım dönemi olarak adlandırılan 10 yıllık süreçte, işsizlik oldukça yüksek düzeylere çıkmıştır. 

Okey Bu kadar uzun süren yüksek işsizlik dönemini açıklayabilmekte “Klasik iktisadi düşünce”nin yetersiz kalması, makro iktisadın do ğup gelişmesine öncülük etmiştir. 

Okey Makro iktisadın ilgi alanına giren temel konular; üretim düzeyi ve ekonomik büyüme, işsizlik ve istihdam, enflasyon ve fiyatlar genel düzeyi, dış ekonomik ilişkiler (Ödemeler Bilançosu) gibi başlıklar altında sıralanmaktadır. 

Okey Bir ekonomide mevcut kaynakların ne ölçüde değerlendirildiği, üretim faktörlerinin kullanım biçimi, o ekonomideki üretim düzeyi yani gelir düzeyine bağlıdır. Bu anlamda en sık kullanılan kavramlardan birisi Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) dır. 

Okey GSYH aynı zamanda bir ulusal ekonominin yıllara göre performans değerlendirmesinde kullanılan önemli değişkenlerin başında gelmektedir. 

Okey Bir ülkenin üretim gücünü bilmek tek başına belli konularda açıklayıcı olmaktadır. Bunun yanında bir ulusal ekonominin üretim gücünün yıllar itibarıyla değişimi, bu anlamda ekonomik büyümesi makro iktisat açısından oldukça önemlidir. 

Okey Makro İktisadın en güncel konularından birisi olan iktisadi büyüme, toplumların refah ve yaşam standartlarında gelişmenin sağlanması için çok önemlidir.

Okey Ekonomik büyüme basit olarak ve doğrudan doğruya, ülke vatandaşlarının istediği mal ve hizmetleri üretebilme gücünü arttırmak olarak tanımlanabilir. Büyüme hızı ise belirli bir dönemde, genellikle bir yılda, milli gelirin yüzde kaç arttığını gösterir. 

Okey Ekonomik büyümenin iki kaynağı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, üretimde kullanılan üretim faktörlerinin miktarının artması, ikincisi ise üretim faktörlerinin verimliliğinin artmasıdır. Makro iktisadın temel konularından birisi de istihdam ve işsizlktir. 

Okey İşsizlik, her ülkede sosyal ve ekonomik boyutları farklı olmakla birlikte, insanlık tarihi boyunca tüm toplumların en önemli sorunlarının başında gelmektedir. 

Okey Ekonomik performansın ortaya konulmasının bir boyutu da o ekonominin üretken kaynaklarını ne ölçüde kullanabildiği ya da istihdam edebildiğidir. İstihdam, emek, sermaye, toprak vb. çeşitli üretim faktörlerinin fiili olarak üretim sürecinde kullanılması demektir. 

Okey Mevcut üretim faktörlerinin bir kısmının üretime katılmaması (katılamaması) durumuna eksik istihdam ya da işsizlik denir. Üretim faktörlerinin tamamının kullanımı durumu ise tam istihdam olarak ifade edilir. 

Okey Bir ülkede bazı kişilerin çalışmak istedikleri halde iş bulamamalarının nedenleri ve çözümleri makro iktisadın ilgilendiği temel konular arasındadır. Fiyat istikrarı ve enflasyon da makro iktisadın ilgi alanı içindedir. 

Okey Fiyat istikrarı, bir ekonomide fiyatlar genel düzeyinin aşağı ya da yukarı yönde hareket etme eğiliminin olmaması durumudur. Fiyat istikrarı, ekonomik ve sosyal istikrar sağlanabilmesinin olmazsa olmaz koşullarından birisidir. 

Okey Ekonomide fiyat istikrarsızlığı denilince iki kavram kaşımıza çıkmaktadır. Bunlardan birincisi ve daha fazla bilineni enflasyon, ikincisi ise deflasyondur. Enflasyon, fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artıştır. Fiyat genel düzeyindeki sürekli azalmalara ise deflasyon denir. 

Okey Makro iktisadın temel konularından biri de dış ekonomik ilişkiler ve bununla ilgili olarak ödemeler dengesi sorunudur. Dış ekonomik ilişkiler ana ülke ile diğerleri arasında parasal bir sonuç doğuran tüm ilişkileri kapsamaktadır. 

Okey Bir ülkenin bir yıl içerisinde tüm yabancı ülkelerle olan ekonomik ilişkilerini göstermek için belirli bir sisteme göre tutulan kayıtlara ödemeler dengesi ve ya ödemeler bilançosu adı verilir. Ödemeler bilançosu bir ülkenin dış ekonomik durumunun göstergesi olarak makro iktisat açısından çok bü yük önem taşır. 

Okey Çünkü bu bilançonun açık yada fazla vermesi milli gelir ve istihdam düzeyi, kalkınma hızı, fiyat istikrarı ve dolayısıyla ekonomik refah üzerinde önemli etkiler doğurur. 

Okey Ödemeler bilançosu, bir ülkede izlenecek para, maliye ve dış ticaret politikalarında belirleyici oldu ğu gibi, aynı zamanda bu politikaların değerlendirilmesinde ve biçimlendirilmesinde de yardımcı olmaktadır. Temel değişkenler de denilen makro iktisadın temel konuları biribirlerinden bağımsız değildir. 

Okey Yani bunlar arasında arasında bazı ilişkiler söz konusudur. Bu bağlamda üretim faktörlerinden birisi olan işgücü ile ekonomik büyüme arasında bir ilişkinin olması doğaldır.

Okey Amerikan ekonomisine ilişkin büyüme ile işsizlik rakamlarını inceleyen Arthur Okun, reel büyüme oranının yüksek olduğu yıllarda işsizlik oranının düştüğünü, aksine reel büyüme oranının düşük düzeyde kaldığı hatta negatif olduğu yıllarda, işsizlik oranının arttığını saptamıştır. 

Okey Makro iktisadın diğer iki değişkeni olan enflasyon ile işsizlik arasında da ilişki bulunmaktadır. Enflasyon da işsizlik gibi başlıca ekonomik sorunlardan biridir. Ancak enflasyonun maliyeti işsizlik kadar açık değildir. 

Okey İşsizlik, direkt olarak potansiyel üretimin azalması na yol açarken, enflasyonda açık bir üretim kaybından söz edilemez. Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki teorik olarak Phillips eğrisi ile açıklanmaktadır. Eğri, onu geliştiren İngiliz ekonomist Phillips’in adını taşımaktadır. 

Okey Phillips eğrisi, enflasyon ile işsizlik arasındaki ters orantıyı işaret etmektedir. Bir diğer ilişki de enflasyon ekonomik büyüme ilişkisidir. Enflasyonun büyüme üzerinde etkili olup olmadığı, ekonomi literatüründe uzun yıllardan beri tartışılmaktadır. 

Okey Enflasyon büyüme ilişkisinin pozitif yönlü olduğunun kabulü, gerek II. Dünya Savaşı’ndan sonra gelişmiş ülkelerde gözlenen yüksek enflasyon ve yüksek büyüme hızı deneyimleri, gerekse döneme damgasını vuran Phillips Eğrisi yaklaşımı ile olmuştur. 

Okey Bunun yanında, “enflasyonun ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkilediğini” savunan görüşler de bulunmaktadır.
Ara
Cevapla
#2
Okey Bir ekonomide işlerin nasıl gittiğinin en önemli göstergesi o ekonominin üretim miktarı ve onun nasıl geliştiğidir. Bir ekonominin ne kadar üretti ğinin en önemli göstergesi ise Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH)’dır. 

Okey Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) bir ülkenin sınırları içerisinde belirli bir dönemde üretilen tamamlanmış (nihai) mal ve hizmetlerin piyasa değerine denir. Bir ekonominin GSYH’ı üç farklı metotla hesaplanabilir. Bunlar üretim yöntemi, gelir yöntemi ve harcama yöntemi’dir. 

Okey Eğer ölçme hataları yoksa normal şartlar altında bu üç farklı yöntemle hesaplanan GSYH’ların birbirine eşit olması gerekir. 

Okey GSYH’nın üretim yöntemi ile hesaplanması ekonomide üretilmiş nihai mal ve hizmetlerin piyasa değerlerinin toplanması suretiyle yapılır. GSYH’nın gelir yaklaşımı ile hesaplanması bir ekonomide ekonomik faaliyetler sonucu elde edilen gelirlerin toplanması suretiyle olur. 

Okey Son olarak, GSYH’nın harcama yöntemi ile ölçülmesi bir ekonomide üretilen mal ve hizmetlerin kullanıcıları tarafından yapılan ödemelerin yani harcamaların toplanmasıdır. 

Okey Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) bir ülkenin üretim faktörleri o ülke sınırları içerisinde ve dışarısında belirli bir dönemde üretilen nihai mal ve hizmetlerin piyasa değeridir. 

Okey Dolayısıyla GSMH’yı elde edebilmek için o ülkenin GSYH’na net faktör gelirlerini (NFG) ilave etmek gerekmektedir: GSYH brüt bir büyüklüktür. 

Okey Diğer bir deyişle nihai mal ve hizmetlerin üretimi gerçekleştirilirken yıpranma ve eskime nedeni ile fiziksel sermayede meydana gelen değer kaybı, yani amortismanlar, hesaplamaya dahil edilmiştir. 

Okey O yüzden safi (net) yurtiçi hasılaya (SYH) ulaşmak için GSYH’dan amortismanların çıkarılması gerekmektedir. 

Okey Benzer şekilde safi milli hasılaya (SMH) ulaşmak için GSMH’dan amortismanları çıkarmak gerekir. SMH’dan dolaylı vergiler çıkarılıp sübvansiyonlar eklenirse Milli Gelir’e (MG) ulaşılır. 

Okey Aslında MG üretim faktörlerine yapılan ödemelerin yani ücret, kar, faiz ve rant’ın toplamından başka bir şey değildir: O yüzden MG’ye aynı zamanda “faktör fiyatları ile safi milli hasıla” da denir. 

Okey GSYH’nın hesaplamanın yapıldığı dönemdeki piyasa fiyatları cinsinden değerine Nominal GSYH denir. Reel (yada sabit fiyatlarla) GSYH ise belirli bir yıldaki GSYH’nın baz yılı fiyatları cinsinden değeridir. 

Okey Bir ekonominin bir yıldan diğer yıla büyüme oranı reel GSYH kullanılarak ölçü lebilir. Ekonomik büyüme bir ekonominin üretim kapasitesinin zaman içerisinde reel olarak artmasıdır. 

Okey Ekonomideki tüm mal ve hizmetleri içeren fiyat endeksi GSYH Deşatörü ‘dür. GSYH deşatörü bir ülkede üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin genel fiyat ortalamasının değişimini yansıtır ve kabaca nominal GSYH’nın reel GSYH’ya oranı olarak hesaplanır.

Okey Ülkelerin refahları karşılaştırılırken kullanılan en temel iktisadi değişken bir ekonominin kişi başı na GSYH yada GSMH’dır. 

Okey Fakat, ülkelerarası karşılaştırmalar yapabilmek için öncelikle ortak bir para birimine ihtiyaç vardır. Bu sorun günümüzde ülkelerin GSYH’ları Amerikan doları (ABD) cinsinden ifade edilerek çözülmektedir. 

Okey Ortak bir para birimi ile ifade edilmiş kişi başına GSYH ülkelerarası refahın karşılaştırılabilmesi için yeterli olmayabilir. Çünkü aynı miktar para ile bir ülkede satın alabildiklerinizi başka bir ülkede satın almayabilirsiniz. 

Okey Gerçek bir refah karşılaştırması yapabilmek için o ülkenin KBGSYH’nın satın alma gücü paritesi (SGP) ile değerine bakmak gerekir. 

Okey Satın alma gücü paritesi (SGP) belirli bir mal ve hizmet sepetinin satın alınabilmesi için gerekli ulusal para tutarlarının birbirine oranıdır. 

Okey İster nominal ister reel hesaplansın, ister ortak bir para birimi ya da SGP ile hesaplansın kişi başına düşen GSYH toplumun genelinin refah düzeyini yansıtmayabilir. 

Okey Özellikle gelirin adil dağılmadığı, ekonomik gelişmeye sosyal gelişmelerin eşlik etmediği durumlarda kişi başına düşen ortalama gelir yüksek olsa bile toplum refahı yüksek olmayabilir. 

Okey Ülkeler arasında daha doğru bir refah karşılaştırması yapabilmek için Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından geliştirilen İnsani Gelişme Endeksine (İGE) bakmak gerekebilir. 

Okey Birleşmiş Milletler’ in hazırladı ğı bu endeks, insan refahını belirleyen üç temel unsuru göz önünde bulundurmaktadır: Gelir, eğitim ve sağlıklı yaşam süresi. Bu endekse göre Türkiye 2011 yılında insani gelişme açısından 187 ülke arasında 92.’dir. 

Okey Aslında Türkiye aynı yıl, 16.885 ABD dolar olan SGP’ne göre hesaplanmış kişi başına düşen reel GSMH ile 57.dir. Bu Türkiye’deki iktisadi gelişmenin toplumun yaşam kalitesine ve sosyal gelişmeye tam olarak yansımadığının bir göstergesidir.
Ara
Cevapla
#3
Okey Toplam harcamalar dört bileşenden oluşur: Tüketim harcamaları ©, yatırım harcamaları (I), kamu harcamaları (G) ve net ihracat (NX). Gelirharcama özdeşliği Y=C+I+G+NX olarak ifade edilir. 

Okey Toplam tasarruflar, toplam özel tasarruflar ve kamu tasarruflarının toplamından oluşur : S=(YTC)+(TG). Kapalı bir ekonomide toplam tasarruflar daima toplam yatırım harcamalarına eşittir. Toplam gelirin devlete ödenen vergilerden sonra kalan kısmına “toplam harcanabilir gelir” adı verilir. 

Okey Toplanan vergiler harcanabilir geliri azaltırken, hane halklarına yapılan transferler harcanabilir geliri artırmaktadır. Hane halklarının elde ettiği harcanabilir gelirin bir kısmı tüketim harcamalarına giderken, bir kısmı da tasarruf edilecektir. 

Okey Toplam harcamalar içerisindeki en büyük pay tüketim harcamalarına aittir. Tüketim harcamalarını etkileyen başlıca faktörler cari gelir, beklenen gelir, servet ve reel faiz oranıdır. 

Okey Her dönem elde edilen gelire o dönemin cari geliri adı verilir. Cari gelirin vergiler ödendikten sonra kalan kısmına cari harcanabilir gelir adı verilir. Elde edilen harcanabilir gelirin tamamı tüketim harcaması ve tasarruf arasında bölüşülür. 

Okey Herhangi bir şeyden daha fazla almak için başka bir şeyden daha az almak zorunda olmamıza ödünleşim adını veriyoruz. İnsanlar tüketimlerinin zaman içerisinde inişli çıkışlı bir seyir izlemesi yerine istikrarlı olmasını tercih ederler. 

Okey Bu tercih bireylerin tüketim tasarruf kararlarını etkiler. Reel faiz oranı bireylerin tüketimlerini nasıl istikrarlı hale getireceklerini belirleyen en önemli faktördür. 

Okey Marjinal tüketimi eğilimi, tüketicinin artan gelirinin ne kadarlık kısmını tüketime ayırdığını gösterir. Marjinal tüketim eğilimi 0 ile 1 arasında değişir. 

Okey Gelecek dönemlerin gelirinde artış beklentisi tüketim harcamalarını artıracaktır. Aynı şekilde bireylerin servet seviyelerindeki artışlar tüketim harcamalarını artıracaktır. Nominal faiz oranı Türk Lirası cinsinden ödenme garantisi ile vaat edilen faiz oranıdır. 

Okey Reel faiz oranı ise nominal faiz oranından mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki artış oranı çıkarıldıktan sonra elde edilen faiz oranıdır. 

Okey Reel faiz oranındaki bir artışın tüketim üzerinde iki farklı etkisi söz konusudur. Bunlar ikame ve gelir etkileridir. İkame etkisi reel faiz oranındaki bir artış sonucunda borç alan ve tasarruf yapan bireylerin tü ketim harcamalarını azaltır. 

Okey Gelir etkisi ise reel faiz oranındaki bir artış neticesinde tasarruf yapan bireylerin tüketimlerini artırırken, borç alan bireylerin tüketimlerini azaltır. Keynesyen tüketim fonksiyonu harcanabilir gelir ile tüketim harcamaları arasında pozitif, yani aynı yönde bir ilişki öngörmektedir. 

Okey Toplam tüketim harcamaları otonom tüketim harcamaları ve gelire bağlı tüketim harcamaları olarak iki bileşenin toplamından oluşur. Tüketim fonksiyonunun eğimi marjinal tüketim eğilimine eşittir. 

Okey Konutlar, konut dışı binalar, makine ve teçhizat sermaye malları olarak adlandırılırlar. Yatırım harcamaları, bir dönem içerisindeki bina, makine ve teçhizat harcamaları ile firmaların ürün stoklarında meydana gelen artışlardan oluşmaktadır. 

Okey Yeni konut ve konut dışı bina inşaatları yatırım harcamaları içerisinde değerlendirilirken, daha önceki yıllarda yapılmış bir binanın satılarak el değiştirmesi yatırım harcaması olarak kabul edilmezler. Yatırım harcamaları toplam harcamaların tüketim harcamalarından sonra ikinci en büyük bileşenidir. 

Okey Ayrıca yatırım harcamaları toplam harcamalar arasında en fazla iniş çıkış yaşayan bileşendir. Yatırımlar bina, makine ve teçhizattan oluşan sermaye stokunu artırdığı için ekonominin üretim kapasitesini genişletirler. 

Okey Bir dönemden diğerine sermaye stokundaki artış net yatırımlar olarak adlandırılır. Sermaye stokunun fiziksel veya teknolojik olarak eskimesi veya kullanılamaz hale geldiği için yenilenmesi gereken kısmını amortisman olarak adlandırıyoruz. 

Okey Aşınan sermaye miktarını yerine koymak için yapılan yatırımlara ise amortisman yatırımları veya yenileme yatırımları adını veriyoruz.

Okey Yatırım harcamaları net yatırımlar ile amortisman yatırımlarının toplamından oluşur. Diğer faktörler sabit kalmak koşuluyla firmalar talepte bir artış bekliyorlarsa yeni yatırım projelerini hayata geçireceklerdir. 

Okey Eğer talepte bir azalma olacağını düşünüyorlarsa, bu durumda yatı rım projelerini iptal edecekler ve daha az yatırım harcaması yapacaklardır. Yatırım projelerini gerçekleştirmek için firmaların ihtiyaç duydukları paraya finansal sermaye adı verilir. 

Okey Yatırımın toplam maliyeti sermaye mallarını satın almak için ödenen miktar ile finansal sermayenin maliyetinin toplamına eşittir. Gelecekte elde edilecek bir getirinin bugünkü değerini hesaplayabilmek için “net bugünkü de ğer” kavramından faydalanılır. 

Okey Bir projenin kârlı olabilmesi için projenin net bugünkü değeri pozitif olmalıdır. Dolayısıyla eğer NPV>0 ise proje kabul edilir ve gerçekleştirilir, NPV<0 ise proje reddedilir ve yatırım gerçekleşmez. 

Okey Ekonomide tasarrufların yatırımlara eşit olmasını ödünç verilebilir fonlar piyasasında oluşan reel faiz oranı sağlar. 

Okey Ödünç verilebilir fonlar piyasası bankalarda ve diğer kredi veren kuruluşlardaki, firmalara kredi olarak verilebilecek durumda olan fonlar ile firmaların bu fonlara olan talebini ifade eder. 

Okey Ödünç verilebilir fonlar piyasasını reel faiz oranının ödünç verilebilir fon arzı ve talebi tarafından belirlendiği bir piyasadır.
Ara
Cevapla
#4
Okey İktisadi büyüme, bir dönemden diğerine daha fazla mal ve hizmet üretebilmek demektir. Böylece ülkenin ulusal geliri ve buna bağlı istihdam seviyesi artmış olur.

Okey İki dönem arasındaki artış oranı, matematiksel olarak hesaplanabilir ve bulunan orana “büyüme oranı” denir. Yüzde ile ifade edilir. 

Okey Büyüme oranının hesaplanmasında “cari gelir” ve “reel gelir” farkına dikkat etmek gerekir. Cari gelir, o yılın (örneğin 2012) fiyatları ile hesaplanan gelir iken ulusal gelir, bir baz yıl esas alınarak hesaplanan gelirdir. 

Okey Yıllar boyunca büyüme hızını hesaplarken reel gelirdeki büyüme oranları (her zaman pozitif olmayabilir, bazen negatif de olabilir) dikkate alınır. Böylece cari gelir içinde yer alan fiyat hareketlerinin etkisi de ortadan kaldırılmış olur.

Okey Büyümenin sağlanması için üretim faktörleri ve teknolojinin birlikte olması gerekir. Teknoloji, üretim faktörleri ile birlikte büyümeye önemli katkı sağlar. 

Okey İstihdam, hekimler tarafından bir gencin fikren ve bedenen çalışmaya başlayabileceği yaş olarak kabul edilen 15 ile emeklilik yaşı olarak kabul edilen 60 yaş arasındaki nüfusu kapsar ve bu nüfusa “iş gücü” denir.

Okey İş gücü nün toplam nüfus içindeki oranı önemlidir. İş gücü içinde çalışamayan bölüme “işsiz” denir. 

Okey Ancak, iş gücü ve çalışma ile ilgili değişik tanımlar vardır. Tam zamanlı çalışma, yarı zamanlı çalışma gibi tanımların yanında, tarım kesimindeki istihdam da değişik özellikler gösterir. 

Okey Genellikle yılda toplamda 2 bin saat çalışabilen kişiler “tam zamanlı çalı şanlar” olarak kabul edilirler. Bu çalışma, sanayi ya da hizmetler kesiminde işçilik, memurluk ya da yöneticilik olarak yapılabilir. 

Okey İki bin saatin altında çalışmaya ise “eksik istihdam” denir. Mevsimsel çalışma koşullarına sahip olması nedeni ile “tarım kesimi de” ayrı bir çalışma sınıfını oluşturur. İşssizlik; “geçici, yapısal ve devrevi işsizlik” olarak üç grupta toplanır. Geçici ve yapısal işsizliğin toplamına “doğal işsizlik oranı” denir. 

Okey İşssizlik nedeni ile potansiyel üretim seviyesine ulaşamadığımız için “hasıla kaybı” söz konusu olduğu gibi, işsizliğin “sosyal maliyetleri de” vardır. 

Okey İşgücü piyasasında denge; tam rekabet koşullarının varlığı varsayımı altında, firmaların teker teker iş gücü taleplerinim toplanması ile oluşan toplam işgücü talebi ile bireylerin teker teker işgücü arz etmeleri ile oluşan toplam iş gücü arzının kesim noktasında oluşur. 

Okey Böylece işgücü piyasasında dengeyi sağlayacak ücret seviyesi ile bu ücretten kaç kişinin istihdam edileceğini gösteren istihdam rakamı berlirlenmiş olur.

Okey İyi bir eğitim ve iş başında eğitim, işgücünün niteliklerini yükseltir, onları kalifiye iş gücü haline getirir. Büyümenin sürdürülebilir olması için iyi eğitilmiş bir işgücüne, yani beşeri sermayesi yüksek bir işgücüne sahip olmak gerekir.

Okey İstihdamı geliştirebilmek için, yatırımları arttırmak ve beşeri sermayeyi arttırıcı eğitim programları düzenlemenin yanında, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini arttırarak teknolojik ilerlemeyi sağlamak da gerekir. 

Okey Verimlilik, kısaca, kullandığımız üretim faktörü başına üretimdir: Emek söz konusu ise emek başına üretim, sermaye söz konusu ise sermaye başına üretim. Bir de emek ve sermayenin birlikte ele alındığı “toplam faktör verimliliği” söz konusudur.

Okey Verimlilik ölçülebilir bir büyüklüktür. Daha iyi makine, ekipman kullanımı ile, araştırma geliştirme çalışmaları yaparak yeni teknik ve teknolojiler geliştirerek ve iş gücünün eğitim ve nitelik (kalifiye) seviyesini arttırarak verimlilik artışları sağlanabilir.

Okey İş gücü, sermaye ve diğer üretim faktörleri iktisadi büyümeye nasıl katkı sağlıyorsa verimlilik artışı da yıllık büyüme hızının bir parçası olarak kabul edilmelidir. Bu iktisadi büyüklükler arasında önemli bir ilişki vardır ve adeta birbirlerini tamamlarlar. 

Okey İktisadi büyümenin nimetlerinden bütün toplumun yararlanabilmesinin ilk koşulu, büyümenin istihdam artışı sağlamasıdır.

Okey Ayrıca, iktisadi büyüme oldukça sadece toplam gelir değil, kişi başına düşen gelirin de artması ve gelir dağılımının düzelmesi beklenir. 

Okey İktisadi büyüme, üretim faktörlerinin, özellikle işgücü ve sermayenin nitelik ve nicelik olarak artmasına bağlı olduğu kadar üretimde kullanılan faktör(ler) başına üretimin artmasına, yani verimlilik artışına da bağlıdır. 

Okey Birlikte ele alındığında; yatırım artışı, beşeri sermaye kalitesi artışı, teknolojik gelişme, verimlilik artışı, araştırma ve geliştirme çalışmalarında yapılan artış; iktisadi büyüme, istihdam toplumsal refahı arttıracaktır.
Ara
Cevapla


[-]
Tags
giriş vize ders notları iktisada 2


Hızlı Menü: