facebookpaylas twitterpaylas googlepaylas

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
not  İstatistik 2 Final Ders Notları Ece 3 121 Son Yorum: Ece
not  Makro İktisat Final Ders Notları Derya 3 94 Son Yorum: Derya
not  Ticaret Hukuku 2 Final Ders Notları Hakan 3 83 Son Yorum: Hakan
not  Davranış Bilimleri 2 Final Ders Notları Gamze 3 87 Son Yorum: Gamze
not  Genel Muhasebe 2 Final Ders Notları Gamze 2 75 Son Yorum: Gamze

İdari Yargı Final Ders Notları

#1
not 
Yeni İdari Yargı Final 5. 6. 7. 8. Ünite Ders Notları ve Özetleri

Okey İYUK’da iptal davası , tam yargı davası ve sözleşme davaları olmak üzere üç tür dava öngörülmüştür. Ancak idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar iptal veya tam yargı davası olarak şekillendiğinden idari yargı da iki tür davanın var olduğu söylenebilir.

Okey İYUK’da öngörülen bu davalar dışında, mahalli idarelerin seçilmiş organlarının organlık sıfatlarını kaybetmelerine ilişkin verilen kararların, tabi oldukları usul nedeniyle yargısal niteliğinin pekiştiği söylenebilir. Yine çeşitli yasalarda, idari yargı da idari cezalara karşı itiraz usulü öngörülmektedir. 

Okey İYUK’da iptal davalarından ayrı başvuru olarak öngörülen itiraz usulünü iptal eden Anayasa Mahkemesi kararına rağmen bu usul çeşitli yasalarda varlığını sürdürmektedir. 

Okey Bu durumda itiraz yolunu yasada dava süresi kısı tlı bir iptal davası olarak nitelendirmek ve itirazları iptal davaları için öngörülen usul doğrultusunda çözümlemek yerinde olacaktır. 

Okey İptal davası , idari işlemlerin hukuka aykırılıkları sebebiyle, yapıldıkları andan itibaren kaldırılmalarını sağlayan idari bir dava türüdür. 

Okey Bu tanımdan hareketle iptal davasının ilk özelliği, mahkemelerce verilen iptal kararının, dava konusu işlemi ilk yapıldığı andan itibaren ortadan kaldıracak şekilde sonuç doğurması dır. Ancak belirtmek gerekir ki iptal edilen işlem kendiliğinden ortadan kalkmamakta, işlemin ortadan kalkması için idarenin yargı kararı doğrultusunda işlem yapması gerekmektedir. 

Okey Bu durum ise idari yargının etkinliğini azaltmaktadır. İptal davasının bir diğer özelliği ise bu davanın kişisel menfaatleri koruma amaçlı değil, idarenin hukuka uygun hareket etmesini sağlayan, dolayısıyla kamu yararını gerçekleştiren bir hukuki koruma aracı olması dır. 

Okey İptal davasının hukuk devleti ilkesini yaşama geçirme işlevine bağlı olarak bu davaların objektif olduğu kabul edilir. 

Okey Yani iptal davası neticesinde verilen karar sadece somut uyuşmazlık için değil, benzer tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir. Ancak iptal davasının bu özelliğinin uygulamada geçerli olmadığı görülmektedir. 

Okey İdarenin genel eğilimi iptal davası sonucu verilen kararı emsal karar kabul etmemek ve benzer durumda olanları ayrı ayrı dava açmaya zorlamak şeklindedir. 

Okey Mahkeme kararları arasındaki uyumsuzluk, idarenin bu kararlara göre uygulama yapmamasının başlıca sebebini oluşturmaktadır. Bu durum ise iptal davasının objektifliği özelliğini anlamsız kılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için öncelikle ortada dava konusu edilebilir bir işlem bulunması gerekir. 

Okey İptal davası , kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işleme karşı açılabilir. Bir idari işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu sayılabilmesi için idari sürecin tamamlanması ve başka bir idari makamın onayına ihtiyaç duymaması gerekir. 

Okey Bu çerçevede idari makamlar tarafından bir kamu hizmetini yürütmek üzere, kamu gücü kullanılarak, tek yanlı iradeyle tesis edilen işlemler, ilgililerin hukukunu etkileyen sonuçlar doğuruyor ve menfaatlerini ihlal ediyor ise, bu işlemlere karşı dava açılabilecektir. 

Okey İdarenin birtakım işlemleri ise ilgililerin hukuki durumlarında değişiklik yaratmadıklarından dava edilemezler. 

Okey Etkisiz işlemler olarak da adlandırılan bu işlemler, niyet açıklama, görüş bildirme, tavsiyede bulunma, danışma işlemleridir. İdarenin iç işleyişine yönelik olan hazırlık işlemleri de genellikle etkisiz işlem olduklarından dava edilemezler. 

Okey İptal davası açabilmek için öncelikle davacının fiil ehliyetine sahip olması gerekir. Fiil ehliyetine sahip olmayanlar ise kanuni temsilcileri aracılığıyla iptal davası açabilirler. 

Okey İptal davası açabilmek için ayrıca davacının idari işlem dolayısıyla menfaatinin ihlal edilmiş olması gerekir. İdari yargı da menfaat, dava konusu işlem ile davacı arasında kurulan güncel, meşru, ciddi ve makul ilişki olarak kabul edilmektedir. 

Okey Güncellik, iptali istenen işlemle davacı arasında hâlihazır da veya yakın gelecekte bir ilgi kurulabilmesini ifade etmektedir. Menfaatin meşru olması ise hukuk düzenine aykırı olmaması anlamına gelmektedir. 

Okey Makul ve ciddi ilişki ise işlemle ilgili arasında kabul edilebilir bir bağı ifade etmektedir. Uygulamada hemşerilik, kurum mensubu, mezun, kiracı , hizmetten yararlanan, vergi yükümlüsü veya vatandaş gibi kimi sıfatlar iptal davası açmak için yeterli görülmüştür. 

Okey Hatta çevre, imar, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin işlemlere karşı herkes iptal davası açabilir. İptal davası dava konusu işlemi yapan idareye karşı açılır. 

Okey Dava konusu edilebilen Cumhurbaşkanlığı işlemlerinde, davalı idare Cumhurbaşkanlığı , Bakanlar Kurulu işlemlerinde kararı uygulamakla görevli olan bakanlık veya bakanlıklar, kararın uygulanması Bakanlar Kurulu’na bırakılmışsa Başbakanlık, bakanlıkların merkez teşkilatının işlemlerinde bakanlık, taşra teşkilatının işlemlerinde illerde valilik, ilçelerde kaymakamlık  kamu tüzel kişilerinin işlemlerinde tüzel kişiliği temsile yetkili yürütme organı dır. 

Okey Müsteşarlık, başkanlık ve genel müdürlük olarak yapılandırılan ve tüzel kişiliği olmayan kuruluşlar, mevzuatla kendi görev alanlarına giren konularda nihai, kesin işlem yapabildikleri gerekçesiyle iptal davalarında davalı olarak kabul edilmektedirler. 

Okey İdari yargı da, dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Yasalarda farklı bir süre öngörülmüşse, dava bu süre içinde açılmalı dır. 

Okey Dava açma süresi, idari işlemin yazılı bildirimini izleyen günden itibaren başlar. Düzenleyici işlemlerde ise dava açma süresi ilan veya yayım tarihini izleyen günden itibaren başlar. Düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine, uygulama işlemiyle birlikte, düzenleyici işlemin de iptali dava edilebilir. 

Okey Düzenleyici işlemlerde dava süresi, uygulama işlemleriyle birlikte yeniden başlamaktadır. Tatil günleri sürelere dâhildir. 

Okey Dava açma süresinin son günü tatil gününe rastlarsa, süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Dava açma süresinin bitimi adli tatile rastlarsa, süre ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Bazı durumlarda, tebliğ edilmeyen işlemlerin öğrenildiği tarihten itibaren de dava açılabileceği kabul edilmektedir. 

Okey Dava açma süresi konusunda değinilmesi gereken son husus idari yargı da açılması gerektiği halde adli veya askeri yargı da açılan davalara ilişkindir. Bu davaların görevsizlik nedeniyle reddi üzerine, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idari yargı da dava açılabilir. 

Okey Adli veya askeri yargı merciine başvurma tarihi, idari yargıya başvurma tarihi olarak kabul edileceği için, görevli olmayan mahkemede açılan davanın süresi içinde açılmış olması gerekir. 

Okey Belirtmek gerekir ki görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda kararın kesinleşmesinden itibaren otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamışsa, dava açmak mümkündür. 

Okey İYUK’un 11. maddesinde ilgililere iptal davası açmadan önce, dava açma süresi içinde işlemi yapan makamın üstüne, üst makam yoksa işlemi yapan makama başvurarak işlemin kaldırılması , geri alınması , değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını isteme imkânı tanınmıştır. 

Okey Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Belirtmek gerekir ki işlemi yapan makamın üstü olduğu halde işlemi yapan makama başvurulması halinde dava süresi durmaz işlemeye devam eder. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 

Okey İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Bu başvuru ile yargı yoluna başvurmadan hukuka aykırılığın idare tarafından giderilmesi amaçlanmaktadır. 

Okey İYUK dışında diğer yasalarla ve düzenleyici işlemlerle de idari itiraz düzenlenmiştir. İdari itirazın bu şekilde özel olarak düzenlenmesi halinde belirtilen sürelerde ve gösterilen makamlara itiraz edilmesi gerekmektedir. 

Okey Son olarak belirtmek gerekir ki idari başvurunun zorunlu tutulması halinde, bu sürede itiraz edilmeyen işlemlere karşı dava açma süresinin de geçirildiği kabul edilmektedir. 

Okey Ancak zorunlu idari başvuru süresinin geçirilmesi ile dava açma süresi arasında bu şekilde ilişki kurmak, hak arama hürriyetini engellediği için yerinde değildir. İYUK’da düzenlenen bir diğer idari başvuru, işlem yapılması için başvurudur. Buna göre, ilgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 

Okey Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde idari yargı da dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. 

Okey Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler. 

Okey Belirtmek gerekir ki bireylerin idareye başvurarak herhangi bir işlem veya eylem yapmaları talebinin, altmış gün içinde yanıtlanmamasının zımni ret sayılması , bireylerin idareye güvenerek beklemeleri durumunda hak kaybına yol açabileceği gibi bu durum Anayasa’nın 74. maddesine de aykırı dır. İptal davalarında genel görevli mahkemeler, idare mahkemeleridir. 

Okey Danıştay ise Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan davalarda görevlidir. Vergi mahkemeleri ise vergi uyuşmazlıklarını çözümler. 

Okey İptal davalarında aksine yasal düzenleme yoksa yetkili mahkeme dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Bu genel yetki kuralının istisnaları ise İYUK’da düzenlenmiştir. 

Okey İdare ve vergi mahkemeleri, idari yargının görev alanına giren bir davada görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verirlerse dosyayı Danıştay’a veya görevli ve yetkili idare veya vergi mahkemesine gönderirler. 

Okey Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dosyanın gönderildiği mahkeme kendisini görevsiz veya yetkisiz gördüğü takdirde, söz konusu mahkeme ile ilk görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren mahkeme aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde ise, uyuşmazlık bölge idare mahkemesince, aksi halde Danıştay’ca çözümlenir. 

Okey Danıştay ve bölge idare mahkemesince görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili olarak verilen kararlar kesindir. Görevli ve yetkili mahkeme konusunda değinilmesi gereken son husus ise bağlantılı davalara ilişkindir. 

Okey İdare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştay’a veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkeme tarafından karar verilir. 

Okey Bağlantılı davalardan birinin Danıştay’da bulunması halinde dava dosyası Danıştay’a gönderilir. Bağlantılı davalar, değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevrelerindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar Danıştay’a gönderilir. 

Okey Bağlantılı davalar aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar o yer bölge idare mahkemesine gönderilir. 

Okey Mahkemeler bağlantı iddialarını kabul etmezlerse taraflar, Danıştay’a veya bölge idare mahkemesine itiraz edebilirler. 

Okey Kanun’un 41.maddesine göre, bağlantılı olduğu iddia edilen davalardan biri Danıştay’da görülmekteyse veya farklı bölge idare mahkemelerinin yargı çevresindeki mahkemelerde görülmekteyse itiraz Danıştay’a yapılacaktır. 

Okey Aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeki mahkemelerde görülen davalarda bağlantı iddiasının reddedilmesi halinde ise itiraz mercii bölge idare mahkemesidir. Bağlantının bulunup bulunmadığı yolundaki bölge idare mahkemesi ve Danıştay kararları kesindir. 

Okey Bir idari işleme karşı iptal davası açılması o işlemin uygulanmasını durdurmaz. Zira idari işlemler hukuka uygunluk karinesinden yararlanırlar. 

Okey Ancak belirtmek gerekir ki vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması , tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlülüklerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Bunun dışında iptal davası açılan idari işlemin uygulanmasının durması için idari yargı yerlerinin yürütmenin durdurulması kararı vermeleri gerekir. 

Okey Dava konusu işlemin hukuka aykırılığının saptanması halinde verebileceği zararların önlenmesi için idari yargı yerlerine işlemin uygulanmasını durdurma yetkisi tanınmıştır.
Ara
Cevapla
#2
Okey İYUK’un 27. maddesine göre yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için iki koşulun gerçekleşmesi gerekir. Buna göre; idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması  şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. 

Okey Belirtmek gerekir ki yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşulunun aranması anlamsızdır. Çünkü mahkemenin, açıkça hukuka aykırı olduğunu saptadığı bir işlemin, uygulanmasını durdurmak yerine iptal etmesi gerekir. 

Okey Yürütmenin durdurulması talebi, dava dilekçesinde belirtilebileceği gibi, dava açıldıktan sonra da bu istemde bulunulabilir. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir. 

Okey İtiraz edilen merciler dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 

Okey İYUK’un 2/b. maddesinde kimlerin hangi nedenle tam yargı davası açabilecekleri düzenlenmiş ancak herhangi bir tanımlama getirilmemiştir. 

Okey Doktrinde ise özel hukuktaki edim davasına benzetilen ve hakkın tazmin ve telafisine karar verileceği belirtilen tam yargı davaları , kişilerin ihlal edilen haklarının yerine getirilmesine veya uğradıkları zararlarının giderilmesine yönelik davalar olarak tanımlanmaktadır. 

Okey Ancak uygulamada, bu davalar idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmin edildiği tazminat davaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Tam yargı davaları , iptal davalarından farklı olarak kişisel hakkın tazminine yönelik davalardır. 

Okey İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlendiği iptal davalarında verilen iptal kararlarından herkes yararlandığı halde tam yargı davaları sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğuran davalardır. 

Okey Tam yargı davası açabilmek için öncelikle iptal davasında olduğu gibi fiil ehliyetine sahip olmak gerekmektedir. 

Okey Bundan başka İYUK’un 2/b maddesinde kimlerin hangi nedenle iptal davası açabilecekleri düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre, tam yargı davası , idari eylem veya işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar yani zarara uğrayanlar tarafından açılabilecektir. 

Okey İptal davası açabilmek için bir kimsenin menfaatinin ihlal edilmiş olması  şartı aranırken tam yargı davası açabilmek için kişisel hakkın ihlali, zarara uğraması şartı aranmaktadır. 

Okey Hak, hukuk kurallarının tanıdığı menfaatler ya da geniş anlamda, fertlere, hukuk kuralları tarafından, diğer kişilerin davranışları veya mallar üzerinde tanınan yetkiler olarak tanımlanmaktadır. 

Okey Bireyler gerek kamu hukukundan gerekse özel hukuktan kaynaklanan haklarının idari işlem veya eylem nedeniyle ihlal edilmesi halinde tam yargı davası açabileceklerdir. 

Okey Uygulamada, tam yargı davalarında bireylerin idarenin işlem ve/veya eylemi sebebiyle maddi veya manevi zarara uğrayıp uğramadıkları araştırılmakta, kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında bireylerin uğradığı özel ve olağan dışı zararların tazmini yoluna gidilmektedir.  Tam yargı davaları idari bir işlem ya da eylem sebebiyle uğranılan maddi veya manevi zararların tazmini amacıyla açılan davalardır. 

Okey Dolayısıyla bu davalarda uğranılan zararın karşılanması talep edildiği için, davalı idare, talep edilen tazminatı ödeyebilecek bütçeye sahip olmalı dır. Buradan hareketle bu davaların, kendilerine ait bütçeleri olan bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri hasım gösterilmek suretiyle açılabileceği söylenebilir. 

Okey İdari yargı da tam yargı davalarında süre işlemden ve eylemden kaynaklanan zararlar bakımından ikiye ayrılmak suretiyle ele alınmaktadır. 

Okey İYUK’un 12. maddesinde, idarenin bir işleminden kaynaklanan tam yargı davasında ayrı bir dava süresi düzenlememiştir. İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla genel dava süresinde yani işlemin tebliğini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresinde dava açabilirler. 

Okey Dava açmadan önce 11. madde gereğince idareye başvurarak, hak ihlaline yol açan işlemin kaldırılması , geri alınması veya değiştirilmesi, işlemi yapan makamın üstünden, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan istenebilir. 

Okey Bu başvuru, işlemeye başlayan dava süresini durdurur ve idarenin açık veya zımni ret cevabından itibaren işlemeye başlar. 

Okey Bunun yanında ilgili önce iptal davası açarak, iptal davasının karara bağlanmasından sonra tam yargı davası da açabilir. 

Okey Bu durumda açılan iptal davasının karara bağlanması üzerine, kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğini izleyen günden itibaren, altmış günlük sürede tam yargı davası açılabilmektedir. 

Okey Belirtmek gerekir ki tam yargı davası açabilmek için iptal davasının davacı lehine sonuçlanması  şart değildir. 

Okey Somut olayda, idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğuna gidilebiliyorsa tam yargı davası açılabilir. İptal davası kararından sonra da ilgililerin iptal kararının tebliğinden itibaren, 60 günlük sürede idareye başvurma hakları saklı dır. 

Okey İYUK’da idari işlemlerden dolayı hak ihlali halinde, iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılması imkânı da düzenlenmiştir. 

Okey İdari işlemler nedeniyle açılan tam yargı davalarına ilişkin vurgulamak gereken son bir husus ise İYUK’da düzenlenen bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlarda dava açma süresidir. Buna göre, bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararların tazmini için, uygulama tarihinden itibaren altmış günlük süre içinde dava açmak mümkündür. Kanun, bu durumda da ilgililerin idareye başvurma hakkını saklı tutmuştur. 

Okey İdari eylemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında dava açma süresi İYUK’un 13. maddesinde düzenlenmiştir. 

Okey Buna göre, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanlar, dava açmadan önce idareye başvurarak zararın tazminini istemek zorundadırlar. Bu başvuru idari eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalı dır. 

Okey İdarenin talebi kısmen veya tamamen reddetmesi üzerine, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi olan altmış gün içinde dava açılmalı dır. İdarenin ret işlemi yazılı olabileceği gibi, başvuruyu altmış gün cevaplandırmamak suretiyle zımni de olabilir. 

Okey İdareye başvuru yapılmadan açılan davlarda idari yargı yerleri, idari merci tecavüzü gerekçesiyle dava dilekçesini ilgili idareye göndermektedirler. 

Okey Ancak belirtmek gerekir ki görevli olmayan askeri veya adli yargı mercilerinde açılan davaların görev yönünden reddi halinde, idari yargı da dava açılması için öncelikle idari başvuruda bulunma şartı aranmamaktadır. 

Okey İptal davalarında olduğu gibi tahkim yolu öngörülen imtiyaz sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar dışında kalan ve Danıştay ile vergi mahkemelerinin görev alanına girmeyen tüm tam yargı davaları idare mahkemelerinde görülür. 

Okey Tam yargı davalarında yetkili mahkeme ise İYUK’un 36. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, 36. maddede idari sözleşmelerden doğan tam yargı davaları kapsam dışında bırakıldığından genel yetki kuralına tabidir. 

Okey Yani bu davalarda, herhangi bir kanunla özel yetki kuralı getirilmemişse, dava konusu sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir. 

Okey Bunun dışında idari işlemlerden doğan tam yargı davalarında ise 36. madde zararı doğuran idari uyuşmazlığa atı f yaptığından iptal davalarındaki yetki kurallarına bakılacaktır. 

Okey Zarar bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yerdeki idare mahkemesinde dava açılacaktır. 

Okey Tüm bu hallerin dışında kalan tam yargı davalarında ise yetkili mahkeme, davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesidir.
Ara
Cevapla
#3
Okey İdari yargıda yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır. İdari yargıda davalar mahkeme başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.

Okey Dilekçelerde: tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya ünvanları ile adresleri; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller; davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi ve uyuşmazlık konusu miktar belirtilmelidir. 

Okey Belirtmek gerekir ki Danıştay İçtihadı Birleştirme kararıyla, kamu görevlilerine miktar belirtmeksizin tam yargı davası açma imkanı sağlanmıştır. Dava konusu işlemin ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine karşı taraf sayısından bir fazla olmak üzere eklenir. 

Okey Dava dilekçeleri ve davaya ilişkin her türlü evrak, ilgili mahkemeye ya da bu mahkemelere gönderilmek üzere idare ve vergi mahkemesi başkanlıklarına verilir. İdare ve vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde ise asliye hukuk hâkimliklerine veya yabancı ülkelerdeki Türk konsolosluklarına verilebilir. 

Okey Kural olarak her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılması gerekir. Ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açmak mümkündür. Maddi yönden bağlılık, dava konusu edilecek işlemlerin aynı maddi sebeplere dayanılarak tesis edilmesi halinde söz konusudur. Hukuki yönden bağlılık ise işlemlerin hukuki dayanaklarının aynı olmasıdır. 

Okey Bir idari işlemin ortaya çıkardığı sonuç, yani işlemin konusu bir başka işlemin sebebini oluşturuyorsa, bu işlemler arasında sebep sonuç ilişkisi vardır. Yine İYUK’da hak ve menfaatlerinde iştirak olması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması koşuluyla birden fazla kişinin ortak dilekçeyle dava açabilmesine de imkân sağlanmıştır. 

Okey Uygulamada düzenleyici işlemlere, çevreyle ilgili işlemlere ve kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin işlemlere birden fazla kişi ortak dilekçeyle dava açabilmektedirler. Yine tam yargı davalarında, aynı eylem sebebiyle uğranılan zararın tazmini için aile bireylerinin ortak dilekçeyle dava açmaları mümkündür. 

Okey Belirtmek gerekir ki gerek birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle dava açılması , gerekse birden fazla kişinin ortak dilekçeyle dava açması , aynı maddi olayın veya hukuk kuralının farklı mahkemeler tarafından farklı yorumlanmasını önleyeceği gibi, Anayasa’nın 142. maddesinde yer alan davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını sağladığı için önemlidir. 

Okey İdari yargı yerlerine verilen dilekçelerin alınma usulü davanın açılma tarihini belirleme açısından önemlidir. Şöyle ki idari yargı yargı yerlerine verilen dilekçeler harç ve posta ücretleri alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılır ve kayıt tarih ve sayı sı dilekçenin üzerine yazılır. İdari davalar bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır. Davacılara, kayıt tarih ve sayı sını gösteren imzalı ve mühürlü, pulsuz bir alındı kâğıdı verilir. 

Okey Mahkemelere gönderilmek üzere diğer yerlere verilen dilekçeler ise en geç üç gün içinde Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlığına taahhütlü olarak gönderilir. Bu yerlerde harç pulları bulunmadığı takdirde bunlara karşılık alınan paraların miktarı ve alındı kâğıdının tarih ve sayı sı dilekçelere yazılır. 

Okey Herhangi bir sebeple harcı veya posta ücreti verilmeden veya eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması hususu ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim bir daha tekrarlanır. İkinci tebligata rağmen gereği yerine getirilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. 

Okey Dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması halinde, yine otuz gün içinde posta ücretinin tamamlanması ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim bir daha tekrarlanır. Posta ücreti süresi içinde tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. 

Okey Bu kararın tebliği tarihinden başlayarak üç ay içinde, noksanı tamamlanmak suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Dava dilekçeleri Danıştay’da daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hâkimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından ilk incelemeye tabi tutulur. 

Okey İlk inceleme işlemlerinin dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç on beş gün içinde sonuçlandırılması gerekir. Dilekçelerde kanuna aykırılık görülürse bu aykırılık görevli daire veya mahkemeye bir rapor ile bildirilir. 

Okey Tek hâkimle çözümlenecek dava dilekçeleri için ise rapor düzenlenmesine gerek yoktur. Belirtmek gerekir ki davanın görülmesi  aşamasında da kanuna aykırılık hallerinden biri tespit edildiğinde, ilk inceleme sonrasında verilmesi gereken kararlar verilmektedir. 

Okey İlk inceleme aşamasında dava dilekçeleri şu sırayla incelenir. İdari yargı mercilerine sunulan dilekçeler öncelikle görev ve yetki açı sından incelenir ve bu inceleme sonucunda açılan davanın bir başka yargı düzeni içinde bulunan mahkemelerde açılması gerektiği anlaşılırsa mahkeme tarafından görevsizlik sebebiyle davanın reddine karar verilir. 

Okey İdari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. 

Okey İlk incelemede incelenecek ikinci husus ise idari merci tecavüzü olup olmadığıdır. Dava açılmadan önce idareye başvurulması zorunlu olduğu halde bu başvuru yapılmamışsa mahkeme, dilekçenin başvurulması gereken idari birime iletilmesine karar verir. Daha sonra dava dilekçesi ehliyet açısından incelenir. 

Okey İptal davalarında davacının ihlal edilen bir menfaatinin, tam yargı davalarında ise ihlal edilen bir hakkının olup olmadığı bu aşamada incelenir. Ayrıca, davacının fiil ehliyetine sahip olup olmadığına da bakılır. Eğer davacının dava açma ehliyeti olmadığıtespit edilirse dava reddedilir. İlk incelemede idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olup olmadığına da bakılır. 

Okey İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem yoksa dava reddedilmektedir. İlk incelemede davanın süresinde açılıp açılmadığı da incelenmektedir. Dava açmak için gereken sürenin geçirilmiş olduğu tespit edilmişse davanın reddine karar verilir.

Okey Dava dilekçesinde hangi idari makamın hasım olarak gösterildiği incelenen bir başka husustur. Mahkeme, davanın yanlış hasma açıldığı kanaatine varırsa ya da hasım gösterilmemişse dava dilekçesini belirlediği mercie tebliğine karar verir. Dava dilekçesinde eksiklik varsa 30 gün içinde eksikliklerin giderilmesi için dilekçenin reddine karar verilir. Verilen süre sonrasında aynı eksikliklerle dava açılması halinde dava reddedilir. 

Okey İlk incelemede son olarak aynı dilekçeyle birden fazla işleme dava açılmış olması halinde, bunun mümkün olup olmayacağı , birden fazla kişinin ortak dilekçeyle dava açması durumunda da ortak dilekçeyle dava açılabilecek bir işlemin söz konusu olup olmadığına bakılır. Dilekçenin bu yönlerden kanuna aykırı olduğu sonucuna varılırsa, 30 gün içinde kanuna uygun şekilde dava açılması için dilekçe reddedilir. Verilen süre sonunda yanlışlıklar düzeltilmezse davanın reddine karar verilir. 

Okey Dava dilekçeleri ve eklerinin birer örneği davalı ya tebliğ edilir. Dava dilekçesine karşı davalı idare, dava konusu işleme ilişkin işlem dosyalarının aslı veya onaylı örneğini de eklemek suretiyle hazırlayacağı savunmayı Danıştay veya ilgili mahkeme başkanlığına gönderir. Davalı idarenin savunması da davacı ya tebliğ olunur. 

Okey Kanun’da davalının sadece savunmasının tebliğ edileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle uygulamada davacı bu ekleri ilgili mahkemede incelemek zorunda kalmakta hatta bazen işlem dosyasının incelenmesine izin verilmemektedir. 

Okey Ancak Danıştay içtihatlarında işlemin dayanağı olan belgelerin davacılar tarafından incelenmesinin önem ve gereği vurgulanmaktadır. Davacının, idarenin savunmasına karşı ikinci bir dilekçe hakkı daha vardır. Davacının ikinci dilekçesi davalı ya, davalının vereceği ikinci savunma da davacı ya tebliğ edilir. 

Okey Buna karşı davacının cevap vermesi ancak davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa mümkündür. Kanun’da tarafların yapılacak tebliğlere karşı cevap süresi, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün olarak düzenlemiştir. 

Okey Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra verilecek savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak taraflar hak iddia edemezler. 

Okey Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir. Yine dilekçeler ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgelerin, vaktinde ibraz edilmelerine imkân bulunmadığına mahkemece kanaat getirilirse, bu belgeler kabul edilerek karşı tarafa tebliğ edilir. 

Okey İdari yargıda yazılı yargılama usulü geçerli olmakla birlikte yasa koyucu duruşma yapılmasına da imkân tanımıştır. Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve bir milyar lirayı aşan tam yargı davaları ile bir milyar lirayı aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır. Mahkeme de kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilmektedir. 

Okey Duruşmaları Daire veya mahkeme başkanı yönetmektedir. Duruşmalar açık olarak yapılır. Ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin gerekli kıldığı hallerde, görevli daire veya mahkemenin kararı ile duruşmanın bir kısmı veya tamamının gizli olarak yapılması mümkündür.
Ara
Cevapla
#4
Okey İdari yargıda dosyanın tekemmülünden sonra yani tarafların tüm iddia ve savunmalarının sunulmasından sonra duruşma yapılmakta ve duruşmalarda tutanak tutulmamaktadır. Danıştay’da görülen davaların duruşmalarında savcının bulunması şarttır. 

Okey Belirtmek gerekir ki ilk yargılama aşamasında duruşma yapılması tarafların istemine bağlıdır. Yasa koyucu mahkemeye takdir yetkisi tanımamıştır. Ancak temyiz ve itirazlarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır. 

Okey İdari yargılama usulünde, görülmekte olan davanın çözümlenmesi için tarafların sunmasına veya talebine bağlı olmaksızın mahkeme tarafından her tür bilgi ve belge araştırılabilir, inceleme yapılabilir. Mahkemenin kendiliğinden harekete geçmesi, resen araştırma ilkesi olarak adlandırılmaktadır. 

Okey Böylece yargılamada hem kamu düzenine ilişkin hususlarda mahkeme sağlıklı bir sonuca ulaşabilmekte hem de hukuka uygunluk denetimi gereği gibi kapsamlı bir şekilde yürütülmektedir. Ayrı ca resen araştırma ilkesi ile üstün yetkiler kullanan ve çoğu kez uyuşmazlığın çözümü için gereken bilgi ve belgelere sahip olan idare ile kişiler arasındaki eşitsizlik de giderilmiş olmaktadır. 

Okey Resen araştırma ilkesi yargıca, ilgili kişi ve kuruluşlardan her türlü bilgi ve belgeyi isteme yetkisi, taraflara da bu bilgi ve belgeleri sunma yükümlülüğü getirir. Ancak yasa koyucu Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkin belgelerin verilmeyeceğini hükme bağlamıştır. 

Okey Bu şekilde verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez. Her türlü bilgi ve belge isteme yetkisinden başka bu ilkenin, keşif yapma ve özel bilgi isteyen konuların açıklığa kavuşturulması için bilirkişiye başvurma yetkisini tanıdığı kabul edilmektedir. 

Okey Ancak, uyuşmazlığın çözümü için her türlü incelemeyi yapma yetkisi sadece bunlarla sınırlı olmamalı , gerektiğinde uyuşmazlıkla ilgili olarak, ifade (veya beyan) alma, tanık dinleme yetkisini de içerecek şekilde yorumlanmalıdır. 

Okey İdari yargılama usulünde dava görülürken ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. 

Okey Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, verilen yürütmenin durdurulması kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. Belirtmek gerekir ki sadece öleni ilgilendiren yani mirasçılarına takip hakkı vermeyen davalara ait dilekçeler iptal edilmektedir. 

Okey Burada değinilmesi gereken bir diğer husus davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamamasıdır. Bu durumda yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden kaldırılır ve verilen yürütmenin durdurulması kararı da kendiliğinden hükümsüz kalır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması için başvuru yapılmamışsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. 

Okey İYUK, idari yargılama hukukunda uygulanacak tüm konuları düzenlememiş usule ilişkin bazı hususlarda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanunu hükümlerine atıfta bulunmakla yetinmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile yürürlükten kaldırıldığı için yapılan atıflar bu Kanun’a yapılmış sayılacaktır. 

Okey Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı haller İYUK’un 31.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre İYUK’da hüküm bulunmayan hususlarda; hâkimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahı sların davaya katılması , davanın ihbarı , tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanacaktır. 

Okey Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re’sen yapılır. Vergi uyuşmazlıklarının çözümünde ise İYUK ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, Vergi Usul Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır. 

Okey Belirtmek gerekir ki Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yapılan atıflar idari davaların nitelikleri dikkate alınarak ve idari dava türleriyle bağdaştığı ölçüde uygulanmaktadır. Bu şekilde yasa hükmünün, idari davaların niteliğiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle uygulanmaması veya değişik şekilde uygulanması , belirsizlik yaratmaktadır. 

Okey İdari yargılama usulünün ve idari davaların, özel hukuk uyuşmazlıklarından ve yargılama usulünden farklı olduğu da bir gerçektir. Bu nedenle atı f yapmak yerine, özeliği olan konuların, idari yargı uygulaması ışığında, İYUK’da düzenlenmesi daha isabetli olacaktır. 

Okey İdari yargıda dosyanın tekemmülünden yani dilekçe aşamasının tamamlanıp, bilgi ve belgelerin toplanmasında sonra en geç altı ay içinde davaların sonuçlandırılması gerekmektedir. Bazı davalar için ise belirlenen öncelik sırası gözetilmekte olduğundan bu tür davaların, dosyanın tekemmülünden itibaren altı aydan daha kı sa sürede sonuçlandırılması öngörülmüştür. 

Okey Belirtmek gerekir ki idari yargıdaki ağır iş yükü, davaların bu sürelerde sonuçlandırılmasına engel olmaktadır. Buna rağmen idari yargı yerlerinin işleyişi, iş yüküne göre hızlı olsa da idarenin hukuka aykırı işlem ve eylemleri nedeniyle dava sayısı artmaktadır. Bu noktada idare tarafından hukuk devleti ilkesine uymaya özen gösterildiği takdirde dava sayı sı azalacaktır. 

Okey Davaların karara bağlanması için öncelikle konuların aydınlanması ve meselelerin sırasıyla oylamaya sunulması gerekmektedir. Karar metninde azınlıkta kalan üyelerin görüşleri de yer alır. 

Okey Her dava dosyası için bir tutanak düzenlenmektedir. Tutanakta: görüşmelere katılan başkan ve üyelerin, Danıştayda düşünce veren savcının, tetkik hâkiminin ve tarafların ad ve soyadları , incelenen dosya numarası , kı saca dava konusu ve verilen kararın neticesi, çoğunlukta ve azınlıkta yer alanlar bulunur. 

Okey İYUK’da idari yargı yerleri tarafından verilen kararlarda bulunması gereken unsurlar da tek tek düzenlenmiştir. Kararın asıllarından biri, karar dosyasına, diğeri de dava dosyasına konur ve tasdikli birer örneği de taraflara tebliğ edilir
Ara
Cevapla
#5
Okey İdari yargı mercilerinin verdikleri kararlar yeterince açık değilse ya da kararda birbiriyle çelişen kısımlar varsa taraflar bu kararın açıklanmasını aynı mahkemeden isteme hakkına sahiptirler. Açıklama veya aykırılığın kaldırılması başvurusu, kararın yerine getirilmesine kadar yapılabilir. Açıklama dilekçeleri, kararı veren mahkemeye, karşı taraf sayısından bir nüsha fazla verilir. 

Okey Kararı vermiş olan daire veya mahkeme, başvuru dilekçesindeki iddiayı inceler ve gerek görürse dilekçenin bir örneğini, belirleyeceği süre içinde cevap vermek üzere, karşı tarafa tebliğ eder. Karşı tarafın verdiği cevap, açıklama veya aykırılığın kaldırılmasını isteyen tarafa gönderilmektedir, ancak iddia sahibinin bu cevaba karşı bir cevap vermesi söz konusu değildir. 

Okey Yapılan inceleme sonunda mahkemece verilen karar taraflara tebliğ edilir. Kararı veren mahkemeye yapılabilecek bir diğer başvuru ise karardaki yanlışlıkların düzeltilmesi başvurusudur. Yanlışlıkların düzeltilmesi talebi iki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesi için istenebilir. 

Okey Yanlışlıkların düzeltilmesi talebi de açıklamaya ilişkin usule tabidir. Ancak belirtmek gerekir ki açıklama talebi, kararın uygulanmasına kadar yapılabilirken, yanlışlıkların düzeltilmesi başvurusunda böyle bir sınırlama getirilmemiştir. Mahkeme yanlışlıkların düzeltilmesine karar verirse, düzeltme mahkeme kararının altına yazılır. Mahkemenin verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu düşünen tarafa, kararın bir üst derece mahkemesinde incelenmesi imkânını veren hukuki yola kanun yolu denir. 

Okey Mahkeme kararlarının daha tecrübeli ve bilgili hâkimlerden oluşan üst mahkemede denetimi ile hukuk kurallarının daha isabetli uygulanmaları sağlanacak ve böylece aleyhine karar verilen tarafın adalete, hukuk düzenine olan güveni sarsılmayacaktır. 

Okey Bunun dışında hâkimlerin önlerine gelen uyuşmazlığı çözerken hata yapmaları halinde üst mahkeme denetimi ile hatalar düzeltilerek yargılama faaliyetinde hata yapılması ihtimali azalacaktır. Üst mahkeme denetiminin en önemli işlevlerinden biri ise hukukun uygulamasında birlik sağlanmasıdır. Zira hâkimler uyguladıkları hukuk kurallarını farklı yorumlayabilirler. 

Okey Mahkemeler, benzer olaylarda farklı kararlar verebilirler. Bu durum ise kanun önünde eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Anayasa Mahkemesi’nin de belirttiği üzere adaletin en önemli gereklerinden birisi, belli olaylara belli hükümlerin tek anlamda olmak üzere uygulanmasıdır. 

Okey Aksi durum adalet duygusunu incitir ve bireylerin devlete karşı güvenini azaltır. Bu sakıncanın önlenmesi için Anayasa’da üst mahkemelere hukuk alanında birliği sağlama görevi verilmiş, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda da üst mahkeme denetimi, itiraz, temyiz, kararın düzeltilmesi ve yargılamanın yenilenmesi şeklinde düzenlenmiştir. 

Okey İdare ve vergi mahkemelerinin tek hâkimle verilen kararları ile İYUK’un 45. maddesinde sayılan kararlarına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir. İtiraz, bu kararların tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde Bölge İdare Mahkemesine yapılır. 

Okey Bölge idare mahkemesi evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya itiraz sadece hukuki noktalara ilişkin ise veya itiraz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. 

Okey Aksi halde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan itirazı haklı bulduğu veya davaya görevsiz hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. 

Okey Bölge idare mahkemesinin kararları kesindir. İtiraz yoluna başvurulmuş olması , hâkim, mahkeme kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına itirazı incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir. 

Okey Belirtmek gerekir ki itiraz denetimi, yukarıda sayılan uyuşmazlıklarla sınırlı bir kanun yoludur. Danıştay’ın işyükünün hafifletilmesi ve temyiz mercii görevini gereği gibi yerine getirmesi amacıyla bölge idare mahkemelerince yapılan itiraz denetiminin kapsamının genişletilmesi gerekmektedir. 

Okey İYUK’un 46. maddesine göre, idari yargı mercilerinin nihai kararları , başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da temyiz edilirler. Ancak idare ve vergi mahkemelerinin itiraz yolu açık olan kararları temyiz edilemezler. Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, idari yargı yerlerinin nihai kararları , tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilirler. 

Okey İdare ve vergi mahkemelerinin kararları Danıştay dava dairelerinde, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararlar ise konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu’nda temyiz edilirler. Temyiz istemleri Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış ve dava dilekçeleri için öngörülen esaslara göre düzenlenmiş dilekçelerle yapılmaktadır. 

Okey Temyiz dilekçeleri, kararı veren mahkemeye veya Danıştay dava dairesine ya da iletilmek üzere, Kanun’da belirtilen mercilere verilir. Temyiz dilekçeleri karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebilir. Yürütmenin durdurulması istemli temyiz dilekçeleri, karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya ile birlikte temyiz merciine gönderilir. 

Okey Temyiz mercileri, görev ve yetki dışında bir işe bakılıp bakılmadığı , mahkeme kararının hukuka uygun olup olmadığı ve usul hükümlerine uyulup uyulmadığı hususlarını incelerler. Temyiz incelemesine konu olan karar, usul ve hukuka aykırı bulunduğu takdirde bozulur. Hukuka uygun bulunan kararlar ise onanır. 

Okey Eğer, temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verilir. Kararların kısmen onaylanmasına da karar verilebilir. İlk derece mahkemesi kararı , temyiz mercii tarafından onandığı takdirde, uyuşmazlık kesin olarak çözümlenmiştir. Kararın bozulması halinde dosya, 

Okey Danıştay’ca kararı veren mahkemeye gönderilir. İlk derece mahkemesi bozma kararına uyabileceği gibi bu karara karşı direnerek verdiği kararda ısrar edebilir. Israr kararı temyiz edilmişse, dava, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu’nca incelenir. Danıştay’ın ilgili dava dairesinin kararı uygun görülürse mahkemenin kararı bozulur; aksi halde onanır. 

Okey Danıştay İdari ve Vergi Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur. Dolayısıyla Danıştay Dairelerinin temyiz neticesinde verilen bozma kararı karşısında ısrar etme yetkileri bulunmamaktadır. Danıştay’ın bozma kararına uyarak verilen mahkeme kararıda İYUK’da buna engel bir kural bulunmadığından temyiz edilebilir. 

Okey Temyiz yoluna başvurulması , ilk derece mahkemesi kararının yürütülmesini durdurmamakta, ancak mahkeme bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına karar verilebilmektedir. Son olarak temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı gidilebilecek kanun yararına temyiz yolundan bahsetmek gerekir. 

Okey Belirtmek gerekir ki sadece ilk derece mahkemesi olarak verilen nihai kararlara karşı değil bölge idare mahkemeleri kararlarına karşıda kanun yararına temyiz yoluna başvurulabilir. Bu kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. 

Okey Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Ancak belirtmek gerekir ki bozma kararı , daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. Bozma kararlarının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete’de yayımlanır. 

Okey Yargılamanın yenilenmesi kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı öngörülmüş bir kanun yoludur. Bu kanun yolunda adından da anlaşılacağı üzere yargılama yeniden yapılmakta, böylece verilen hatalı kararlar düzeltilmektedir. Yargılanmanın yenilenmesi talebi kabul edildiği takdirde ilk karar kaldırılarak uyuşmazlık yeniden ele alınmakta ve yeni bir karar verilmektedir. 

Okey Hangi hallerde yargılamanın yenileneceği İYUK’un 53. maddesinde tek tek sayılmıştır. 2003 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla Sözleşme veya eki protokollerin ihlal edildiğinin tespit edilmiş olması hali de yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmiştir. 

Okey Yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunma süresi de sebeplere bağlı olarak on yıl, bir yıl ve altmış gün olarak düzenlenmiştir. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanmaktadır. Yargılamanın yenilenmesi istemleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır. 

Okey Kararın düzeltilmesi, temyiz veya itiraz üzerine verilen kararların aynı merci tarafından bir kez daha incelenmesi için başvurulan bir kanun yoludur. İYUK’un 54.maddesine göre temyiz veya itiraz üzerine verilen kararlar hakkında, taraflarca bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde başvurulacak bir kanun yoludur. 

Okey Kararın düzeltilmesi sebepleri İYUK’da tek tek sayılmıştır. Belirtmek gerekir ki kararının düzeltilmesi talebinde bulunulan idari yargı mercileri, tarafların ileri sürdükleri sebeplerle bağlıdırlar. Kararın düzeltilmesi istemleri esas kararı vermiş olan merci tarafından incelenir. Karar düzeltme istemi yerinde bulunduğu takdirde, ilk karar kaldırılarak yeniden karar verilir. 

Okey Belirtmek gerekir ki temyiz incelemesi sonucunda verilen kararın isabetli olmadığından bahisle yeniden karar verilmesi, yargıda istikrarsızlık olarak değerlendirilebilir. Ancak Danıştay’ın iş yükü göz önüne alındığında bu kanun yolu hem Danıştay hem de taraflar için zorunluluk olarak ele alınacaktır. Zira bu kanun yolu ile yanlışlıkların telafisi mümkün hale gelmektedir
Ara
Cevapla
#6
Okey Yasa koyucu İYUK’un 28. maddesinde “kararların sonuçları ” başlığı altında idari yargı mercileri tarafından verilen kararların hangi sürede, nasıl uygulanacağını ve kararların uygulanmaması halini düzenlemiştir. Buna göre idari yargı mercileri tarafından verilen kararlar kendiliğinden sonuç doğurmadıklarından idarenin bu kararların uygulanması için derhal işlem yapması veya eylemde bulunması gerekir. 

Okey İdarenin mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde harekete geçmesi gerekir. Belirtmek gerekir ki idari yargı mercilerince verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurulmuş olması , mahkeme kararlarının uygulanmalarına engel değildir. Tam yargı davalarında hükmedilen tazminat, genel hükümlere göre tahsil edilmektedir.

Okey Mahkeme kararlarının idarece uygulanmaması halinde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idare mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. İptal davalarında verilen iptal kararları dava konusu işlemi, ilk yapıldığı andan itibaren, geçmişe etkili şekilde hükümsüz kılar. 

Okey Danıştay’ın yerleşik içtihadı da iptal kararlarının, iptali istenen işlemi yapıldığı andan itibaren ortadan kaldırarak, işlemin tesisinden önceki hukuki durumun devamını sağlayacağı yönündedir. İptal kararlarının geçmişe etkili sonuç doğurması için idarenin dava edilen işlemi, hiç yapılmamışçasına, tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırmaya yönelik işlem yapması gerekmektedir. Bazı hallerde iptal edilen işleme dayanılarak başka işlemler de yapılmış olabilir. 

Okey Bu işlemlerle elde edilen hakların geçmişe yönelik olarak geri alınması hakkaniyete uygun düşmezse iptal kararlarının geçmişe etkili olduğu kuralı , somut olayın özelliğine göre değerlendirilerek farklı uygulanabilir. Düzenleyici işlemlerin iptali halinde iptal kararından önceki düzenleyici işlemin yürürlüğe girip girmeyeceği konusu tartışmalıdır.

Okey Danıştay karalarında önceki düzenlemenin kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceği kabul edilmektedir. Öğretide de idari düzenleyici işlemin yargı tarafından iptal edilmesi üzerine, eski düzenlemenin yürürlüğe girmesinin, idarenin yerine geçerek işlem tesisi anlamına geleceği gerekçesiyle önceki düzenlemenin kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceği belirtilmektedir. Düzenleyici işlemler konusunda değinilmesi gereken bir diğer husus uygulama işlemleridir. 

Okey Düzenleyici işlemlerin yargı kararıyla iptali durumunda, uygulama işlemlerinin geri alınması , kazanılmış hakların ihlali anlamına gelecektir. Oysa ki kazanılmış hakların korunması hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Dolayısıyla bir düzenleyici işlemin iptali gerekçesiyle uygulama işlemleri geçmişe yönelik olarak kaldırılamazlar. Yasa koyucu tam yargı davalarında belli bir miktarı içeren kararların genel hükümlere göre infaz ve icra olunacağını öngörmüştür. 

Okey Genel hükümlere göre takip ve tahsil; icra ve iflas hukuku kurallarına göre ve icra daireleri aracılığıyla yapılacağı anlamına gelmektedir. Belirtmek gerekir ki tazminat miktarlarının tahsili pek de kolay değildir. Zira İcra ve İflas Kanunu’nun iflas hükümleri Devlete ve kamu tüzel kişilerine uygulanamamaktadır. 

Okey Yine İcra ve İflas Kanunu’nun 82/1. maddesine göre Devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar haczedilemezler. Bu kural, genel hükümlere göre tazminat alacağının tahsiline engel teşkil etmektedir. İdarenin mallarının haczinin mümkün olmaması nedeniyle, mahkeme kararının uygulanamaması üzerine, Anayasa Mahkemesi’ne gidilmiştir. 

Okey Anayasa Mahkemesi, mahkeme kararlarına uyulmayı zorunlu kılan 138. madde yönünden yaptığı incelemede, devletin borcunu ödemeyeceğinin düşünülemeyeceği, yasa koyucunun 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu ile devletin ilama dayalı borcunu ödemesini sağlayıcı hükümler koyarak bu konuda gerekli önlemleri aldığı gerekçeleriyle iptal isteminin reddine karar vermiştir. İdarenin özel malları haczedilebildiğinden, bu mallar kamu hizmetine tahsis edilmektedirler. 

Okey Böylece haczedilmelerinin önüne geçilmektedir. Ancak idari yargı yerleri bu şekilde yapılan tahsis işlemlerini etkisiz kılmaktadırlar. İYUK’un 28.maddesinde, iptal ve yürütmeyi durdurma kararlarının hangi sürede uygulanacağıdüzenlenmiştir. Buna göre söz konusu kararların gerekleri en geç otuz gün içinde yerine getirilmelidir. Yasa koyucu otuz günlük süreyi yargı kararına uygun işlem yapılması için azami süre olarak belirlemiştir. 

Okey Dolayısıyla uyuşmazlığın özelliği, kararın uygulanması için daha kısa sürede işlem yapılmasını gerektiriyorsa, idare otuz günlük uygulama süresi olduğu gerekçesiyle, işlem yapmaktan kaçınamaz. Aksi halde idare yargı kararını uygulamamış kabul edilmelidir. Yasa koyucu, idari yargı kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabir.

Okey Yasa koyucu İYUK’un 28. maddesinde “kararların sonuçları ” başlığı altında idari yargı mercileri tarafından verilen kararların hangi sürede, nasıl uygulanacağını ve kararların uygulanmaması halini düzenlemiştir. Buna göre idari yargı mercileri tarafından verilen kararlar kendiliğinden sonuç doğurmadıklarından idarenin bu kararların uygulanması için derhal işlem yapması veya eylemde bulunması gerekir. 

Okey İdarenin mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde harekete geçmesi gerekir. Belirtmek gerekir ki idari yargı mercilerince verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurulmuş olması , mahkeme kararlarının uygulanmalarına engel değildir. 

Okey Tam yargı davalarında hükmedilen tazminat, genel hükümlere göre tahsil edilmektedir. Mahkeme kararlarının idarece uygulanmaması halinde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idare mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. İptal davalarında verilen iptal kararları dava konusu işlemi, ilk yapıldığı andan itibaren, geçmişe etkili şekilde hükümsüz kılar.

Okey Danıştay’ın yerleşik içtihadıda iptal kararlarının, iptali istenen işlemi yapıldığı andan itibaren ortadan kaldırarak, işlemin tesisinden önceki hukuki durumun devamını sağlayacağı yönündedir. İptal kararlarının geçmişe etkili sonuç doğurması için idarenin dava edilen işlemi, hiç yapılmamışçasına, tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırmaya yönelik işlem yapması gerekmektedir. 

Okey Bazı hallerde iptal edilen işleme dayanılarak başka işlemler de yapılmış olabilir. Bu işlemlerle elde edilen hakların geçmişe yönelik olarak geri alınması hakkaniyete uygun düşmezse iptal kararlarının geçmişe etkili olduğu kuralı , somut olayın özelliğine göre değerlendirilerek farklı uygulanabilir. 

Okey Düzenleyici işlemlerin iptali halinde iptal kararından önceki düzenleyici işlemin yürürlüğe girip girmeyeceği konusu tartışmalıdır. Danıştay karalarında önceki düzenlemenin kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceği kabul edilmektedir. 

Okey Öğretide de idari düzenleyici işlemin yargı tarafından iptal edilmesi üzerine, eski düzenlemenin yürürlüğe girmesinin, idarenin yerine geçerek işlem tesisi anlamına geleceği gerekçesiyle önceki düzenlemenin kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceği belirtilmektedir. Düzenleyici işlemler konusunda değinilmesi gereken bir diğer husus uygulama işlemleridir. Düzenleyici işlemlerin yargı kararıyla iptali durumunda, uygulama işlemlerinin geri alınması , kazanılmış hakların ihlali anlamına gelecektir. 

Okey Oysa ki kazanılmış hakların korunması hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Dolayısıyla bir düzenleyici işlemin iptali gerekçesiyle uygulama işlemleri geçmişe yönelik olarak kaldırılamazlar. Yasa koyucu tam yargı davalarında belli bir miktarı içeren kararların genel hükümlere göre infaz ve icra olunacağını öngörmüştür. 

Okey Genel hükümlere göre takip ve tahsil; icra ve iflas hukuku kurallarına göre ve icra daireleri aracılığıyla yapılacağı anlamına gelmektedir. Belirtmek gerekir ki tazminat miktarlarının tahsili pek de kolay değildir. Zira İcra ve İflas Kanunu’nun iflas hükümleri Devlete ve kamu tüzel kişilerine uygulanamamaktadır. 

Okey Yine İcra ve İflas Kanunu’nun 82/1. maddesine göre Devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar haczedilemezler. Bu kural, genel hükümlere göre tazminat alacağının tahsiline engel teşkil etmektedir. İdarenin mallarının haczinin mümkün olmaması nedeniyle, mahkeme kararının uygulanamaması üzerine, Anayasa Mahkemesi’ne gidilmiştir. 

Okey Anayasa Mahkemesi, mahkeme kararlarına uyulmayı zorunlu kılan 138. madde yönünden yaptığı incelemede, devletin borcunu ödemeyeceğinin düşünülemeyeceği, yasa koyucunun 1050 sayılı Muhasebe Umumiye Kanunu ile devletin ilama dayalı borcunu ödemesini sağlayıcı hükümler koyarak bu konuda gerekli önlemleri aldığı gerekçeleriyle iptal isteminin reddine karar vermiştir. 

Okey İdarenin özel malları haczedilebildiğinden, bu mallar kamu hizmetine tahsis edilmektedirler. Böylece haczedilmelerinin önüne geçilmektedir. 

Okey Ancak idari yargı yerleri bu şekilde yapılan tahsis işlemlerini etkisiz kılmaktadırlar. İYUK’un 28.maddesinde, iptal ve yürütmeyi durdurma kararlarının hangi sürede uygulanacağı düzenlenmiştir. Buna göre söz konusu kararların gerekleri en geç otuz gün içinde yerine getirilmelidir. Yasa koyucu otuz günlük süreyi yargı kararına uygun işlem yapılması için azami süre olarak belirlemiştir. 

Okey Dolayısıyla uyuşmazlığın özelliği, kararın uygulanması için daha kısa sürede işlem yapılmasını gerektiriyorsa, idare otuz günlük uygulama süresi olduğu gerekçesiyle, işlem yapmaktan kaçınamaz. Aksi halde idare yargı kararını uygulamamış kabul edilmelidir. Yasa koyucu, idari yargı kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabileceğini düzenlemiştir. 

Okey Bu düzenleme Danıştay içtihatlarında, idareye ilam icaplarına göre işlem yapmama olanağını tanımadığı , aksine maddi veya hukuki herhangi bir imkânsı zlıkla mahkeme kararlarına uygun işlem veya eylem yapılamaması halinde dahi ilgilinin hukukunun korunmasını sağlamak için konulduğu şeklinde yorumlanmaktadır. 

Okey Gerçekten de maddi veya hukuki imkânsızlık durumunda, iptal edilen işlemi tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırmak mümkün olmayabilir. Bu durumda dahi idarenin tazmin sorumluluğu devam etmektedir. Yasa koyucu İYUK’da mahkeme kararlarının uygulanmasını , idarenin hukuk devleti anlayışına bıraktığı için uygulamada kararların uygulanması konusunda sorun yaşanmaktadır. 

Okey Bu sorunun çözümüne yönelik olarak öncelikle İYUK’un 28.maddesinde öngörülen düzenlemenin hem idareye karşı açılan davalar hem de kamu görevlileri bakımından caydırıcı özellik taşımadığı tespitinde bulunulabilir. Ayrıca Danıştay’ın “manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı ” şeklindeki içtihadı sebebiyle, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olması da bu düzenlemeyi yetersiz kılmaktadır. 

Okey Yargı kararlarının uygulanmaması sorununun çözümünde düşünülebilecek bir diğer çözüm kamu görevlilerinin kişisel sorumluluğuna gitmektir. Ancak kamu görevlileri üst düzey yöneticiye karşı dava açmayının tercih etmeyebilirler. 

Okey Ayrıca, uygulamada, yargı kararını uygulamayan görevlinin belirlenemediği; kamu görevlilerinin kişisel sorumluluğunun bulunmadığı ya da kamu görevlisinin sorumlu olması için uygulamama kastının da gerektiği yolunda mahkeme kararlarının varlığı bu çözümü etkisizleştirmektedir. 

Okey Aynı şekilde cezai sorumlulukta da Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri ve bakanların Yüce Divan’a gönderilmesi süreci nedeniyle istenen yarar sağlanamamaktadır. 

Okey Mevcut düzenleme çerçevesinde idari yargı kararlarının uygulanmaması sorunu, manevi tazminat davalarında, ilgililerin uğradığı haksı zlığı giderecek, idareye ceza anlamına gelecek miktarlara hükmedilmesiyle çözümlenebilir. Manevi tazminat miktarlarının yüksek tutulması idare için caydırıcı olacaktır. 

Okey Aynı şekilde kararı uygulamayan kamu görevlisi aleyhine açılacak davalarda da yüksek miktarda tazminata hükmedilmelidir. Danıştay 5. Dairesi’nce geliştirilen bir diğer çözüm ise yargı kararını uygulamayan kamu görevlisinin tespit edilerek, rücu sürecinin başlatılmasıdır. Ayrıca kararı uygulamayan kamu görevlisi hakkında gerek idari yargı gerekse adli yargı mercileri, suç duyurusunda bulunmalıdırlar. 

Okey İdari yargı kararlarını uygulamayan kamu görevlilerinin ceza sorumluluğunda, 4483 sayılı Yasayla getirilen idari korumanın kaldırılmasıda düşünülebilir. Zira yargı kararını uygulamamak gibi bir kamusal yetki kullanılamayacağından bu davranış, görev sebebiyle işlenmiş bir suç değildir. 

Okey Dolayısıyla bu suçu işleyen kamu görevlisi aleyhine savcılar doğrudan dava açabilmelidirler. İdari yargı kararlarının uygulanmaması sorununun çözümü için yeni düzenleme önerileri ise şöyle sıralanabilir: Yargı kararının gereklerinin yerine getirilmemesi, kamu görevine atanma ve seçilme yeterliliğini kaybettirecek nitelikte bir suç olarak düzenlenmelidir. 

Okey Ayrıca bu suçun kovuşturulması , doğrudan cumhuriyet savcılarına bırakılmalı , bakanlar bakımından da Yüce Divan’a gönderme yetkisi, Cumhuriyet Başsavcısı ’na tanınmalıdır. Tam yargıdavalarında verilen kararların uygulanabilmesi için ise devlet mallarının haczedilemezliği kuralına, mahkeme ilamlarının infazı istisnası getirilmelidir. 

Okey Son olarak idari eylem veya işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceğini öngören Anayasa ve İYUK hükümleri kaldırılarak idari yargı kararlarına doğrudan uygulanabilirlik niteliği tanınmalıdır
Ara
Cevapla


[-]
Tags
final ders yargı notları idari


Hızlı Menü: