facebookpaylas twitterpaylas googlepaylas

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
not  İstatistik 2 Final Ders Notları Ece 3 133 Son Yorum: Ece
not  Makro İktisat Final Ders Notları Derya 3 106 Son Yorum: Derya
not  Ticaret Hukuku 2 Final Ders Notları Hakan 3 86 Son Yorum: Hakan
not  Davranış Bilimleri 2 Final Ders Notları Gamze 3 92 Son Yorum: Gamze
not  Genel Muhasebe 2 Final Ders Notları Gamze 2 82 Son Yorum: Gamze

Borçlar Hukuku Final Ders Notları

#1
not 
Yeni Borçlar Hukuku Final (Dönem Sonu Sınavı) 5. 6. 7. 8. Ünite Ders Notları ve Özetleri

Okey İfa kavramını açıklamak Borçlu tarafından edim fiili ile ya da edim sonucunun sağlanması ile kimi zaman da her ikisinin birden gerçekleştirilmesiyle borcun sona erdirilmesine ifa denir. 

Okey İfa için edim fiilinde bulunulması ile yetinilebilen hâllerde, ifa için bu amaçla fiillerde bulunmak gerekli ve yeterlidir. Edim sonucunun borçlanılmış olduğu hâllerde ise sonuç ortaya çıkmış olmalıdır. Sonuç ortaya çıkmadan, sadece ifa yolunda fiillerde bulunmakla yetinilemez. 

Okey Hem edim fiili hem de edim sonucu birlikte gerçekleşmeliyse yalnız edim fiili yeterli olmaz, edim sonucu da gerçekleştirilmiş olmalıdır. 

Okey Kişi bakımından doğru ifayı (özellikle doğru kişiye ifa) tanımlamak Kural olarak borç, borçlu tarafından ifa edilir. Ancak, borcun bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça veya kişisel olarak ifası zorunlu bir edim üstlenilmiş olmadıkça borcun, borçlu tarafından ifasında bir zorunluluk yoktur. 

Okey Borçlu işlerini görürken borçlarını ifa ederken yardımcı araç ve kişilerden yararlanabilir. Borçlunun borçlanmış olduğu edimi yerine getirmede yararlandığı yardımcı kişiye ifa yardımcısı denir. 

Okey İfa yardımcısı borcu, borçlu adına ifa eder, bu bakımdan borcu kendi adına ifa eden kaim kişiden ayrılır. Borcun, borçlunun ifa yardımcısı sıfatı taşımayan bir üçüncü kişi tarafından ifa edilmesi de mümkündür. Bu durumda üçüncü kişinin ifasından söz edilir. 

Okey Alacaklıyı ifa yoluyla tatmin eden üçüncü kişi, alacaklının yerine geçer. Buna halefiyet denilmektedir. Yasadan kaynaklanan halefiyet halleri bildirimli ve bildirimsiz halefiyet hâlleri olmak üzere ikiye ayrılır. 

Okey Zaman ve yer bakımından (doğru zamandadoğru yerde) ifayı anlatmak İfa zamanı, borçlunun edim fiillerini ve/veya edim sonucunu gerçekleştirmekle yükümlü olduğu zaman dilimi ya da zaman noktasını ifade eder. 

Okey Borcun gereği gibi ifa edildiğinden söz edebilmek için ifanın doğru zamanda yapılması gerekir. 

Okey Kural olarak her borç doğduğu anda muaccel olur ve muaccel olduğu andan itibaren ifası istenebilir. Ancak taraflar aralarında anlaşarak, borcun doğumundan sonra ifasını kararlaştırmış olabilirler. 

Okey Taraflarca, borcun doğumundan sonra ifası için bir zaman dilimi belirlenmişse buna süre, bir zaman noktası belirlenmişse buna vade denilmektedir. İfa yeri, borçlunun edim fiillerini ve/veya edim sonucunu gerçekleştirmekle yükümlü olduğu yerdir. 

Okey Borcun doğru ifa edilmiş sayılabilmesi, yerinde ifa edilmesine bağlıdır. Böylelikle, borçlu doğru olmayan yerde ifa önerisinde bulunursa alacaklı bunu reddedebilecek ve borçlu temerrüde düşebilecektir. 

Okey Taraflar, borcun ifa yerini aralarında serbestçe kararlaştırabilirler. Kimi borçlar bakımındansa işin niteliği ifa yerini gösterebilir. 

Okey İfa yeri taraflarca kararlaştırılmamış ve işin niteliğinden de anlaşılamıyorsa borç TBK 89’da öngörülen yasal ifa yerinde ifa gerekir. 

Okey Konu bakımından doğru ifayı (doğru konuda ifa) ifade etmek Doğru ifanın konusunu tarafların kararlaştırdığı edim oluşturur. İfanın konusunu para borcu, parça borcu, cins borcu, sınırlı cins borcu veya seçimlik borç oluşturabilir. 

Okey Cins (çeşit) borcu, cinsinin genel özellikleriyle belirlenen borçtur. Bu nedenle cins borcunun borçlusu, borcunu her durumda ifa etmelidir. 

Okey Cins borcunun konusu imkânsızlaşmaz. Parça borcu, konusu, bireysel özellikleriyle belirlenen borçtur. Parça borçlusu da her durumda kararlaştırılan borcu ifa etmelidir. 

Okey Parça borcunun konusunun borçlunun kusuruyla imkânsızlaşması, borçlu için ikincil borç olan tazminat borcunu ifa yükümlülüğü doğurur. Sınırlı cins borcu ise özü itibarıyla cins olmakla birlikte, o cinsten belirli özellikleriyle nispeten sınırlandırılmış edimleri konu edinir. 

Okey Öğretide sınırlı cins borcunun da parça borcuna ilişkin hükümlere tabi tutulması görüşü yaygındır. Seçimlik borç, seçenek edimlerin belirlenmiş olduğu borcu ifade etmektedir. 

Okey Seçimlik borçta seçim hakkı taraflardan birine ya da üçüncü kişiye verilmiş olabilir. Bu konuda sözleşmede açıklık yok ve işin niteliği de aksini düşünmeyi gerektirmiyorsa seçim hakkının borçluda bulunduğu kabul edilir (TBK 87)

Okey Bölünebilir edimlerde borçlunun borcun tamamını değil, bir kısmını ifa etme girişimine kısmi ifa denir. Kısmi ifa teklifiyle karşılaşan alacaklı bunu kabul etmek zorunda değildir (TBK 84/I). Ancak sözleşme, işin niteliği veya dürüstlük kuralları kısmi ifa önerisinin kabulünü gerektirebilir. 

Okey Alacaklı, borçlunun farklı şeyle ifa teklifini kabul edebilir. ‹fa ikameleri denilen bu gibi hâllerde ifa yerine edim ve ifa uğruna edimden söz edilir. 

Okey Özellikle para borçlarında ifayı özetlemek Para, edinilmek istenen mal veya yararlanılmak istenen bir mal ya da hizmet için bir karşılıktır. Para borcunun ifası, kural olarak, ülke para birimi ile gerçekleştirilir. 

Okey Para borçlarında, borçlanılan belirli bir değerdir. Yani para, kural olarak, bireysel özellikleri (seri numarası) belirlenerek borçlanılır. Böylelikle parça olarak borçlanılmaz. 

Okey Para borçlarının, paranın değeri kaybolmadan ifa edilmesi önemlidir. Bunu sağlamak için kimi zaman sözleşmelerde değer koruma kayıtlarına yer verildiği görülür. Para değerini korumayı amaçlayan bu kayıtlar, altın kaydı, endeks kaydı, döviz kaydı olarak karşımıza çıkabilmektedir. 

Okey Para borcunun ifa yeri, daha önce de belirtildiği gibi taraflarca kararlaştırılmış ya da yasada aksine bir düzenleme yapılmış değilse ödeme zamanında alacaklının yerleşim yeridir. Para borcu, ülke parasını konu edebileceği gibi yabancı para borcu olarak da karşımıza çıkabilir. 

Okey Yabancı para ile borçlanma, devlet tarafından yasal rayiç (geçer) değeri bulunduğu benimsenen para ile mümkün olabilir. Yabancı para borçlanılmış ve aynen ödeme kaydı veya benzeri bir ifade yer almaktaysa borçlu, borcu kararlaştırılan yabancı para birimi ve tutarı ile ödemelidir. 

Okey Yabancı para borçlanılmışsa aynen ödeme kaydı veya benzeri bir ifade yer almadıkça ve borçlu temerrüde düşmüş olmadıkça, borçlu, seçimlik yetki sahibidir. 

Okey O, yabancı para borcunu aynen ödeyebileceği gibi isterse borcu ödeme günündeki rayiç (kur) üzerinden ülke parasıyla da ödeyebilir. Fakat aynen ödeme kaydı veya benzeri bir kaydın bulunmadığı bir yabancı para borçlusu temerrüde düştüğünde ise bu defa alacaklıya seçimlik yetki tanınmıştır. 

Okey Para borcu ister ülke parasıyla ister yabancı para olarak belirlenmiş olsun, ayrıca faiz söz konusu olabilir. 

Okey Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde ifayı tartışmak Her iki tarafında hem borçlu ve hem de alacaklı olduğu sözleşmelere tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler denir. Bu grupta yer alan sözleşmelerde, işin niteliği, kanun ya da örf ve âdet ile önceden ifa yükümlüsü belirlenmiş değilse aynı anda ifa kuraldır. 

Okey Aynı anda ifanın söz konusu olduğu durumlarda taraflardan biri kendi borcunu ifa etmedikçe ya da etmeyi teklif etmedikçe diğerinden alacağını talep ederse karşı tarafın bu talebi yerine getirmekten kaçınma hakkı vardır. 

Okey Taraflardan birinin borcunu ifada güçsüz kalması hâlinde diğer taraf TBK 98/I gereğince, karşı tarafça borç ifa edilinceye ya da güvence verilinceye değin edimini ifadan kaçınma hakkına sahiptir. 

Okey İfanın ispatını açıklamak Edim fiilleri ya da edim sonucu tarzında davranışlarla ifa olması fark etmeksizin ve senede bağlı olsun olmasın bir borcun ifası hâlinde borçlu, ifayı alacaklıdan alacağı makbuz ile borç senede bağlı ise geri aldığı senet ya da alacaklı tarafından verilen senedin iptal edildiğini gösteren resmî bir belge ile ispat etmelidir. 

Okey Şurası da gözden kaçırılmamalıdır: Alacaklı, borç tüm kapsamıyla ifa edilmişse senedi geri vermek ve borçlu isterse makbuz vermek zorundadır.
Ara
Cevapla
#2
Okey Borçluya yüklenemeyen ifa engellerini: Alacaklının temerrüdü ya da belirsizliğini açıklamak Alacaklının, kendisine önerilen olumlu bir edimin gereği gibi ifasını haklı bir sebep bulunmaksızın reddetmesi durumuna alacaklının temerrüdü denilmektedir. 

Okey Alacaklının temerrüdünün iki koşulu vardır: İfanın gereği gibi önerilmiş olması ve haklı sebep olmaksızın ifa önerisinin reddi. Bu koşullar gerçekleştiğinde alacaklı temerrüde düşmüş sayılır. Alacaklı temerrüdünün genel ve özel birtakım sonuçları vardır. 

Okey Alacaklı temerrüdü ile birlikte, borçlu temerrüdü sona erer, borçlunun sorumluluğu hafişer, hasar alacaklıya geçer, alacaklı artık ödemezlik def’ini ileri süremez, borçlunun giderleri isteme hakkı doğar, sözleşmeden doğan faiz işlemeye devam eder. Bunlar alacaklı temerrüdünün genel sonuçlarıdır. Alacaklı temerrüdü hâlinde borçluya tanınan tevdi ve sözleşmeden dönme imkânları ise alacaklı temerrüdünün özel sonuçlarıdır. 

Okey Alacaklının ölmüş, mirasçılarının belirsiz olması ya da alacağın devredilmiş olması ve devreden ile alan arasında uyuşmazlık ortaya çıkmış olması gibi durumlarda alacaklının belirsizliğinden söz edilir. 

Okey Alacaklının belirsizliği hâlinde de borçlu, alacaklının temerrüdünde olduğu gibi tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Borca aykırılığı tanımlamak Borçlunun ifa etmekle yükümlü olduğu hâlde bu yükümlülüğe uygun davranmadığı borç ifa edilmemiş olur. 

Okey Borcun ifa edilmemesinin sebebi, borçlunun hukuksal egemenlik alanına dahil edilebilir bir sebepse bu durumda borca aykırılıktan söz edilir. Borca aykırılığın ilk ve genel sonucu, aynen ifadır. 

Okey Buna ek olarak geç ifa hâlinde gecikme zararının tazmini de istenebilecektir. Ayrıca aynen ifaya olanak yok ya da alacaklı bundan vazgeçmişse ve zararı varsa alacaklının uğradığı zararın tazmini istemi de borca aykırılığın doğurduğu bağımsız bir sonuç olarak talep edilebilecektir. 

Okey Kusurlu ifa imkânsızlığını tartışmak İmkânsızlık, borcun tam ya da kısmen ifa edilme imkânının ortadan kalkmasıdır. İmkânsızlığın objektif ya da subjektif olması bu bakımdan fark etmez. İmkânsızlık esas olarak parça borcuna konu olan şeylerde söz konusu olur. İmkânsızlığın meydana gelmesinde borçlunun kusuru varsa borçlu söz konusu imkânsızlığın sonuçlarından sorumlu olacaktır. 

Okey İmkânsızlık tam veya kısmi olabilir. Tam imkânsızlık hâlinde alacaklı müspet zararının tazminini isteme hakkına sahiptir. Kusurlu kısmi ifa imkânsızlığı hâlinde ise eğer alacaklı kısmi ifayı kabul ederse, sadece imkânsız olan kısım için tazminata ya da karşı edimde indirime hükmolunması ile sözleşme ayakta tutulabilir. 

Okey Gereği gibi ifa etmemeyi tanımlamak Gereği gibi ifa etmeme kavramı, ifanın, edim yükümlerine ve yan yükümlere aykırılık dolayısıyla sözleşmeye, kanuna ya da alışveriş yaşamındaki alışılmış olan beklentilere (âdet ya da teamüllere) uygun özellikte olmaması nedeniyle başarısız sayıldığı hâlleri anlatmak üzere kullanılan bir kavramdır. Gereği gibi ifa etmeme hâlinde alacaklıya tanınan haklar esas itibarıyla borca aykırılığın genel sonuçlarında olduğu gibidir. 

Okey Ayıptan sorumluluk gibi çözümler öngören çeşitli özel hükümler de vardır. Borçlunun temerrüdünü açıklamak Borçlunun temerrüdü, borçlunun zaman itibarıyla doğru ifa gereğine uymamasıdır. Borçlunun temerrüdünden söz edebilmek için şu koşulların gerçekleşmiş olması gerekir. 

Okey Muaccel (vadesi gelmiş ve istenebilir) bir borç, ifası mümkün bir borç, alacaklı temerrüdünün olmaması ve ifa için ihtarda bulunulmasıdır. 

Okey Borçlunun temerrüdünde alacaklının genel olarak şu hakları bulunmaktadır:
1) Aynen ifayı ve gecikme tazminatını isteme,
2) İfadan vazgeçip müspet zararının tazmini isteme. Bununla birlikte para borçlarında, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüdüne birtakım özel sonuçlar bağlanmıştır
Ara
Cevapla
#3
Okey Taraflarda çokluk kavramını açıklamak Alacaklı ya da borçlu tarafın bir ya da birden fazla kişiden oluşması mümkündür. Bu durumda birlikte borçluluk veya alacaklılıktan söz edilir. Birlikte borçluluk ve birlikte alacaklılığın hüküm ve sonuçları borç konusunun bölünebilir nitelikte olup olmamasına göre değişir. 

Okey Türk hukukunda, borç konusunun bölünebilir nitelikte olduğu durumlarda birden fazla borçlunun borçtan paylı olarak sorumlu olduğu kabul edilir. Ancak borç bölünemez nitelikte ise borcun bu niteliği paylı borçluluğun ortaya çıkmasına engeldir. Borç bu nitelikte ve borçlu sayısı birden çok ise borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludur. Paylı borçluluğun istisnalarından biri müteselsil borçluluktur.

Okey Bölünebilir edimin konu edildiği bir ve aynı borçtan dolayı birden fazla borçlunun bulunduğu, alacaklının bu borçlulardan dilediğince seçtiği birinden ya da tümünden birden alacağın tamamen ya da kısmen ifasını isteyebileceği birlikte borçluluk ilişkisine müteselsil borçluluk denir. Birlikte borçluluğun tersi, birlikte alacaklılıktır. Bölünemez borcun birden fazla alacaklısı varsa borçlu, borcu alacaklıların tümüne birlikte ifa etmekle yükümlüdür. 

Okey Alacaklıların her birinin bir ve aynı alacağın belirli bir payını diğerlerinden bağımsız olarak isteme hakkına sahip olduğu durumlarda kısmi alacak söz konusu olur. Birlikte alacaklılar alacağı ancak birlikte isteyebiliyorlar ve borçlu da borcundan ancak alacaklıların tümüne ifada bulunarak kurtulabiliyorsa el birliğiyle alacak vardır. 

Okey Bölünebilir bir alacakta, alacaklıların her birine borçludan diğer alacaklılardan bağımsız olarak alacağı isteme yetkisi; borçluya da alacaklılardan herhangi birine yapacağı ifayla borçtan kurtulma yetkisi verilmiş ise müteselsil alacak söz konusu olur. 

Okey Borç ilişkisinin içerdiği özel kayıtları tanımlamak Hukuksal işlemin hüküm ve sonuçları gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kuşkulu olan bir olaya bağlanmış ise koşula bağlı işlemden söz edilir. Koşul çeşitli noktalardan hareketle ayrımlara tabi tutulabilmektedir. 

Okey Bu anlamda iradeye bağlı olup olmamasına göre iradi, tesadüfi ve karma koşul; koşul olarak kendisine bağlanılan olayın niteliğine göre olumlu koşul ve olumsuz koşul; işlemin hüküm ve sonuçları üzerindeki etkisine göre erteleyici koşul ve bozucu koşuldan söz edilir. 

Okey Bir işlemin koşula bağlı olarak hukuki sonuç doğurabilmesi için her şeyden önce o hukuki işlem koşula bağlanabilen bir hukuki işlem olmalıdır. Bundan başka koşul olarak kararlaştırılan şey hukuka, ahlaka aykırı ve imkânsız olmamalıdır. 

Okey Koşulun hüküm ve sonuçları koşulun erteleyici koşul veya bozucu koşul olmasına göre farklılaşmaktadır. Hukuksal işlemin hüküm ve sonuçları gelecekte gerçekleşmesi kesin olan bir olaya bağlanmış ise vadeye bağlı işlemden söz edilir. 

Okey Koşulda olduğu gibi vade de erteleyici ya da bozucu nitelikte olabilir. Koşul ve vadeden farklı olarak yalnızca karşılıksız kazandırmalara konu edilebilecek bir kayıt da yüklemedir. 

Okey Yükleme ile lehine karşılıksız kazandırmada bulunulan kimseye bir edimi (yükü) yerine getirme görevi yüklenmiştir. Ancak, sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurması bu yükün/ödevin yerine getirilmesine bağlanmamıştır. 

Okey Yüklemenin yerine getirilmesi istenebilir. Alacak hakkı yaratmaz ama (ifayı) talep hakkı verir. Yüklemenin ifasına zorlama davası açılabilir. Koşul, vade ve yüklemeden başka sözleşmeye konan başkaca kayıtlarda vardır. 

Okey Sözleşme kurulurken bir tarafça diğerine verilen bir miktar para, tarafların anlaşması ile bazen parayı veren tarafın sözleşme ile bağlanma iradesine bazende serbestçe sözleşmeden dönme iradesine karşılık gelecektir. İlk durumda bağlanma parası ikinci durumda cayma parasından söz edilir. 

Okey Bağlanma parası ve cayma parasından farklı olarak sözleşmeye konan bir kayıtla borçlunun, alacaklıya karşı, borcunu hiç veya gereğince yerine getirmediği takdirde bir edimi ifa etmekle yükümlü olduğu kararlaştırılabilir. Buna ceza koşulu denir. 

Okey Ceza koşulu; seçimlik ceza koşulu, ifaya eklenen ceza koşulu ve dönme cezası olmak üzere türlere ayrılır. Tarafların değişmesini açıklamak Borç ilişkisinin alacaklı ya da borçlu tarafında bulunan kişinin değişmesi söz konusu olabilir. 

Okey Bu durum alacağın devri, borcun üstlenilmesi, bir malvarlığının ya da bir işletmenin aktif ve pasifiyle devri, işletmelerin birleşmesi veya şekil değiştirmesi gibi hâllerde söz konusu olur. 

Okey Türk Borçlar Kanunu’nda borç ilşkisinde taraf değişikliğine yol açmasa da borçlu taraf yanında borca katılma ile sözleşmeye katılma ve son olarak sözleşme ilişkisinin devri hüküm altına alınmıştır
Ara
Cevapla
#4
Okey Üçüncü kişinin fiilini üstlenmeyi açıklamak Borç ilişkisi iki taraf sistemine göre şekillenmiştir. Kural olarak etkilerini taraflar üzerinde doğurur. Ancak bazı durumlarda borç ilişkisinin etkilerini üçüncü kişiler üzerinde de göstermesi mümkündür. 

Okey Bu durum farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Üçüncü kişinin fiilini üstlenme, üçüncü kişi yararına sözleşme veya üçüncü kişiyi koruyucu etkili sözleşme görünümünde olabilir. 

Okey Üçüncü kişinin fiilini üstlenme, üstlenen ile alacaklı arasında akdedilen bir sözleşmedir. Bu sözleşme ile taraflar, sözleşmenin dışında kalan üçüncü bir kişinin belirli bir fiili ya da edimi ifası ile ilgili tehlike (riziko) konusunda anlaşma yaparlar. 

Okey Üçüncü kişinin fiilini üstlenen o kişinin borçlandığı edimin yerine getirilmesini borçlanmamıştır. O, borçlu tarafından borçlanılan edimin yerine getirilmemesi nedeniyle alacaklının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür. 

Okey Asıl olan borcun alacaklıya ifasıdır. Ancak üçüncü kişi yararına sözleşmenin varlığı hâlinde, borçlu, üçüncü kişiye ifaya yetkili ve hatta kimi zaman ifayla yükümlüdür. En yaygın örneğini sigorta sözleşmelerinin oluşturduğu bu tip sözleşmelerde üçüncü kişiye ifa, alacaklıya ifa değildir; ama ifa ile borç sona erer. 

Okey Üçüncü kişi yararına sözleşmeyi tanımlamak Üçüncü kişi yararına sözleşme gerçek üçüncü kişi yararına sözleşme veya gerçek olmayan üçüncü kişi yararına sözleşme şeklinde ikiye ayrılır. Borç ilişkisinin içeriğinde, tarafların ve sözleşmenin koruma alanı içerisinde bulunan alacaklı yakınlarının ifa menfaati dışındaki kişi ve mal varlığı değerlerini koruma yükümlülüğü bulunduğu bilinmektedir. 

Okey Borçlu, o sözleşmenin koruma alanı içerisinde borç ifa edilirken asıl borcun alacaklısı olmayan bir üçüncü kişinin hukuken korunan mal ya da kişi varlığı değerlerini de ihlal etmemekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün de üçüncü kişiye karşı ifası (ihlal edilmemesi) gerekmektedir. Söz konusu bu durum üçüncü kişiyi koruyucu etkili sözleşmeye vücut verir. 

Okey Borcun sona ermesine yol açan sebepleri sıralamak Borcun sona ermesi denilince esas olarak dar anlamda borcun sona ermesi anlaşılır. Dar anlamda borcun sona ermesine yol açan sebepleri ifa, ibra, yenileme, takas, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi, kusursuz ifa imkânsızlığı şeklinde sıralamak mümkündür. 

Okey Borcun tipik sona erme sebebi ifadır. İfa, borcun borçlu tarafından ifa modalitelerine uyularak yerine getirilmesidir. İfayla bir yandan alacaklı hak ettiği alacağına kavuşur öte yandan da borçlu yüklenmiş olduğu edim yükümünden kurtulur. 

Okey Borcu sona erdiren sebeplerden ikincisi ibradır. Alacaklı ile borçlu arasında kurulan ve amacı borçluyu ifası mümkün olan borcundan tam ya da kısmen kurtarmak olan sözleşmeye ibra denir. İbra, ilk kez TBK ‘nun 132. maddesiyle düzenleme altına alınmıştır. İbra gibi borcun bir anlaşmaya dayanılarak sona erdirildiği hallerden bir diğeri de yenilemedir. 

Okey Yenileme yeni bir borç oluşturmak suretiyle eski borcun sona erdirilmesi konusunda taraflar arasında yapılan açık anlaşmaya denir. Burada ibradan farklı olarak tarafların anlaşması ile sona erdirilen borcun yerine yeni bir borç oluşturulmaktadır. 

Okey Borcu sona erdiren sebeplerden biri diğeri de alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesidir. Borçlunun sonradan alacaklı sıfatını kazanarak, şahsında bu iki sıfatın toplanması borcu sona erdirir. 

Okey Sözleşmenin kurulmasından sonra ve fakat ifasından önce tarafların sorumlu tutulamayacağı sebeplerle borcu ifa imkânının tamamen ya da kısmen ortadan kalkmasına kusursuz ifa imkânsızlığı denmektedir. Kusursuz ifa imkânsızlığı da borcun sona ermesine yol açar. 

Okey Birbirine karşılıklı ve aynı cinsten muaccel borçları bulunan iki kişiden birinin diğerine tek taraflı irade açıklamasıyla borçların az olan tutarında sona erdirilmesine takas (ödeşme) denir. Taraflardan birisince takas beyanında bulunulması ile borç az olanı oranında sona erer. 

Okey Borcu sona erdiren sebepler arasında sayılmasa da borcun zamanaşımına uğraması borcun talep ve dava edilebiliriliğini ortadan kaldırır. Zamanaşmına uğrayan borcun ifası istenemez. Zamanaşımına uğramış borç eksik borç hâline dönüşür.
Ara
Cevapla


[-]
Tags
final hukuku ders borçlar notları


Hızlı Menü: